Kangal


Kangal, Türkiye kökenli bir çoban ve bekçi köpeği ırkı. Adını Sivas’ın Kangal ilçesinden alır.[1] Henüz FCI, AKC ve TKC gibi dünyadaki büyük köpek kulüpleri ve federasyonları tarafından tanınmamaktadır ancak Türkiye’deki otoritelerce dünyada safkan bir köpek ırkı olarak tanınması için çalışmalar yapılmaktadır.[2][3]

Konu başlıkları [gizle]
1 Kökeni
2 Özellikleri
3 Bakım
4 Kaynakça
5 Ayrıca bakınız

Kökeni
]Kangal ilçesine de adını verdiği düşünülen, Orta Asya’dan göç eden Kanglı (Kangar) Türk boyunun, göç ederken bu köpek ırkını da getirdiği düşünülür.[1] Orhan Yılmaz, “Kangal Köpeği / Tarihi-Tanıtımı-Yetiştirilmesi-Islahı” adlı kitabında “Kanglı” Türk boyunun Orta Asya’dan göç ederken yanlarında üç şeyi getirdikleri; bunların at, it ve koyun olduğunu söyler. 11 Temmuz 2003’te düzenlenen I. Uluslararası Kangal Köpeği Sempozyumu’nun sonuç bildirisinde, “büyük Türk göçleri sırasında Türkistan’dan Anadolu’ya getirilen bir köpek ırkı olduğu” kabul edilmiştir.[kaynak belirtilmeli]

Kangallar en geç 17. yüzyıldan itibaren Osmanlı sultanları tarafından üretilmiş ve samson olarak adlandırılmıştır.[1] Doğan Kartay, hem “Türk Çoban Köpeği Kangal” kitabında hem de I. Uluslararası Kangal Köpeği Sempozyumunda sunduğu bildiride, Kangalların, Osmanlı döneminde Yeniçeriler tarafından hem askeri işlerde hem de savaşlarda kullanıldığından bahsetmektedir. Kartay’ın bildirisinde, Romalılarda “aslan” sözcüğünün karşılığı olan “samson” kelimesine atfen kangalları kullanan birliğe “Samsoncular” denildiğini söylemektedir.[kaynak belirtilmeli]

Özellikleri
Yavru Kangal köpekleriKangal köpekleri genellikle çoban köpeği olarak nitelendirilirler ancak bekçi köpeği tanımına daha çok uyarlar. Zira diğer çoban köpeği türleri sürüyü korumaktan ziyade yönlendirme ve yönetmekte ustadırlar. Kangal köpeğinin en belirgin özelliği ise sahibine duyduğu aşırı sadakat ve buna bağlı olarak sahibine ait olduğunu düşündüğü şeyleri korumaya yönelik kuvvetli içgüdüsüdür. Bu nedenle çok iyi bir dövüşçüdür. Kurt, çakal gibi yabani hayvanlara karşı çok etkin bir muhafız olmakla beraber aile fertlerine ve özellikle de çocuklara karşı hiçbir tehdit oluşturmazlar.

Kangal köpekleri, örnek olarak Namibya’da üstün koruyucu yeteneklere sahip oldukları için, yaygın bir şekilde yerli çiftçiler tarafından kulanılırlar.

Evliya Çelebi, Seyahatnâme’sinde kangaldan bahseder. Bu köpeklerin “aslan kadar güçlü” ve cüsseli olduğunu yazar.

Bakım [değiştir]Kangalın, uzun bir yürüyüş veya kısa bir koşu şeklinde, her gün egzersiz yapmaya gereksinimi vardır.[1] Ilık ila serin hava şartlarında dışarıda barınabilir. Kürk bakımı ihtiyacı azdır. Haftada bir ölü tüyleri temizlemek için tımarlanması gerekir.

vikipedi

Arowana

Yalı Çapkını

Yalıçapkınıgiller (Alcedinidae), gökkuzgunları (Coraciiformes) takımına ait bir kuş familyasıdır.

Familya üyeleri tüm dünyada yayılış gösterirler. Afrika’dan Avustralya’ya kadar olan bölgede bulunurlar. Tek tür Alcedo atthis Avrupa’da ve kuzey Asya’da görülür (İngilizcesi kingfisher). Familyanın kökeninin aslen Asya olduğu sanılmaktadır.

Başları büyük, boyunları kısa, gaga uzun ve kuvvetlidir. Ormanlar ve sulak alanlar yayıldıkları bölgelerdir. Böcekler, sürüngenler ve balıklarla beslenirler. Yuvaları toprakta dikine, galeriler şeklinde ya da ağaç kovuklarındadır. Yavrular yumurtadan çıktıklarında çıplaktırlar. Suda yaşayanlar aniden suya dalarlar.

Üreme bölgeleri genel olarak tatlısu kenarlarıdır,kısmen deniz kıyısında da bulunabilir,yuvalarını kum duvarlara açtığı oyuklara yapar.

Bulunduğu yerler Gediz Deltası,İzmir-Bakırçay Deltası,Muğla-Güllük,Muğla-Bodrum,Mersin,Ankara mogan,eymir gölü. Aynı zamanda Adana’nın Mersin’e doğru yer alan bölümlerinde sulak (su kanalları vb.) alanlarda da yaşar. Ayrıca İstanbul boğazında da görülmüştür.İzmir alsancak pasaport vapur iskelesinin arka duvarında ve körfez içindeki mendirekte de gözlemlenmiştir.Yerli bir kuş türüdür,göç olayı yaşamamaktadır.

Yalıçapkını sulak alanlarda suya dalarak yakaladığı balıklarla beslenir.Ayrıca 1.3 saniyede avını yakalayabilme yeteneğine sahiptir. Genellikle sesiyle kendini farkettirir,aynı zamanda havada asılı kalabilen bir kuş türüdür.Dimdik tüner ya daöne doğru eğilir,genellikle uçuş esnasında öter,avlanma esnasında havada asılı kalarak avını tespit eder ve dik bir şekilde dalışa geçerek avını yakalar,avını kolay yutabilmesi için avını baş tarafında yani kılçıklarının yönünde yutar.
Yerel AdlarYalı çapkını-mavi çapkın,yalıcı / Denizli (wolfkenan)
Bahri (Kazım Çapacı)
Yerel adı: Rivayete göre, kuşu havada asılı kalırken gören yalılarda oturan genç bayanlar “vayy çapkına bak,bizi gözlüyor” demişler ve o günlerden sonra da kuşun adı çapkına çıkmıştır. Ünlü şarkıcı Suavi bu kuşdan esinlenerek yalıçapkını adında bir şarkı da yapmıştır.

vikipedi

Faruk Yalçın Zoo Gezisi

Türkiye’de ilk hayvanat bahçesinin kurulması 1933 yılında Atatürk tarafından karar verilmiştir ve bugünkü Ankara Hayvanat Bahçesi’nin bulunduğu yere kurulan minyatür bir hayvanat bahçesine başlangıçta, Türkiye’de bulunan kurt, tilki, çakal vs. gibi hayvanlar yerleştirilmiştir.

1936 yılında bir sirkten sağlanan bir aslan ile hayvanat bahçesinin gelişmesi başlamış ve 29 Ekim 1940 yılında Ankara Atatürk Orman Çiftliği içinde bulunan bir alanın gerçek anlamda bir hayvanat bahçesi olarak kuruluşuna karar verilmiş ve bu süretle 22 hektarlık bir alan üzerinde ilk Türk Hayvanat Bahçesi Ankara’da kurulmuştur.

1990 yılında ise, Darıca –Bayramoğlu bölgesinde ilk Türk Özel Hayvanat Bahçesinin kurulmasına başlanılmış ve başlangıçta bir kuş parkı olarak Kuş Cenneti ismi altında kurulan parka bütün dünyada mevcut en önemli kuş türlerinin edinilmesine başlanılmıştır. 1993 yılında park, gelişmesine devam etmiş ve 80.000 m2 lik alan üzerinde bugünkü ‘Boğaziçi Hayvanat Bahçesi Botanik Parkı ve Kuş Cenneti’ nin kurulup halk hizmetine sunulmasını sağlamış ve Avrupa Hayvanat Bahçeleri arasına asil üye olarak girme başarısını göstermiştir.

Parkın kurulması ve geliştirilmesi büyük sabır, zaman ve fınansman gerektirmiştir.

1995 yılında parkta birçok yenilikler meydana getirilmiş, öncelikle çok değişik bir akvaryum tesisi, tropik bölge, bir fil grubu ve değişik türde yeni hayvanlar ile park zenginleştirilmiştir. Parka Paris`ten ithal edilip getirilen bir ayı ayrı bir güzellik katmıştır.

Parkta mevcut olan çocuk oyun bahçesi çok değişik yenilikler ile yepyeni bir çocuk cennetine dönüştürülmüştür.

Bütün bu hizmetler, memleketimize böyle bir tesisi kazandırmak ve halkımızın hizmetine hiçbir ticari kaygı güdülmeden sunmak üzere meydana getirilmiştir.

Parkın bütün güzellikleri ile devam etmesi ve genç kuşakların doğa sevgisini aşılaması önde gelen hedefimizdir.

Park bugün çarpık yapılaşmalar ortasında yeşil bir ada halinde, ziyaretçilere dinlenme, eğlenme, hoşça vakit geçirme ve öğrenme imkanları sağlayan bir kültür merkezi haline gelmiştir.

Dünyamızdaki insan nüfusunun artışı sonucu yerleşim bölgelerinin genişlemesi,yükselen tüketim hızı ve endüstriyelleşme ile, tarım ve orman ürünleri ve enerji ihtiyaçlarının artması yanında, bilinçsiz avlanma ve bilinçsiz tarım ilaçlarının kullanılması nedeniyle, yaban hayvanlarının ve bitki türlerinin yaşam alanları kaybolmakta veya çok küçülmektedir. Bu nedenlerle, günümüzde, yaban hayvanlarının ve bitki türlerinin korunması ve çoğaltılması amacıyla hayvanat bahçeleri ve botanik parkların kurulması çok daha büyük önem kazanmıştır. Bunu dikkate alan devletler ve resmi kuruluşlar, gelişmekten olan dünyamızda,hayvanlar ve bitkiler (Fauna ve Flora) hakkında en önemli bilgi merkezi olan hayvanat bahçeleri ve botanik parkların kurulmasına büyük destek vermeye veyardımcı olmaya başlamıştır.

Bu gelişmeye paralel olarak halk kitleleri, doğa ile sağlanan yakın ilişkileri sonucunda, gerek ziyaret gerekse üye veya sponsor olmak suretiyle hayvanat bahçelerini desteklemeye ve sahiplenmeye başlamışlardır.

Hayvanat bahçelerinde, doğada yaşayan hayvanların yaşam ortamlarına benzer koşullar yaratarak, beslenme, sosyal zenginleştirme, çoğalma ve hastalık ve tedavileri konularında veteriner, biyolog ve zooteknistler devamlı çalışmaktadırlar. Bitkiler konusunda ise, peysaj ve ziraat branşlarında istihdam edilen kadrolar, türlerin bakımı ve çoğaltılması, bitki tür koleksiyonlarınınyaratılması konularında çalışmaktadırlar.

http://www.farukyalcinzoo.com