Kurbağa Balığı

Kurbağa balığı (Uranoscopus scaber), ılıman denizlerde yaşayan bir balık türüdür.

Akdeniz, Ege ve Marmara’da taşlık ve yosunlu bölgelerde yaşar. Dipte yatarak başının üstündeki gözleri ile küçük canlıları veya balıkları görüp avlar. Nisan – Mayıs aylarında kışladıkları derin sulardan sahillere, bazende acısu bölgelerine sokulup Temmuz – Eylül arasında üreme yapar. 10 – 20 000 yumurta döker. Yavrular önce planktonlarla daha sonra omurgasızlarla beslenir.. Özel avcılığı yapılmadığı için ekonomik değeri azdır. Eti zehirlidir.

Tetrodoksin isimli zehirli bir madde içerirler. Özellikle kas kasılmalarına ve felce neden tetrodoksin isimli madde bütün kurbağa balıklarında bulunur. Ancak eti Japonya’da yapıldığı gibi işlemlerden geçirildikten sonra yenebilir.

Başının gövdeyle birleştiği yerin hemen üstünde arkaya doğru sert iğne olan, boyları 30 santimetreye kadar ulaşabilir

Vücutları gri, pembe ya da kahverengi olan ve açık renkli benekleri bulunan kurbağa balıklarının, sırt yüzgeci de bulunuyor. Kurbağa balıklarının kafaları da diğer balıklara göre daha büyük!

Deniz altı çölünün başka bir üyesi olan kurbağa balığı, dilediği anda kumun içinde görünmez hale gelebiliyor.

7

Uçan Balık


Uçan balık, Exocoetidae familyasını oluşturan balık türlerinin ortak adı.

50 cinsten oluşan familyaya ait balıklar yüzgeçlerini kanat olarak kullanıp kısa mesafeleri uçabilirler. Çoğunun görünüşleri sardalyalara benzer ama bunlarla akrabalıkları yoktur.

Parexocoetus brachypterus
Uçan balıklar özellikle tropik ve subtropik denizlerde bulunurlar. Bu familyanın Türkiye’de ki Exocoetus volitans türü, güney Ege denizi ve Akdeniz’de bulunur.

Uçan balıklar 1,5 metre yükseklik ile 2,5 metreye kadar uçabilirler. Bazen uçuş yükseklikleri 5 metreye bile varabilir ve böylece bazen yanlışlıkla küçük teknelerin içine düşebilirler.

Boyları 45 cm’ye kadar ulaşabilir.
Akdeniz uçan balığı (Exocoetus volitans), Exocoetidae familyasına Akdeniz’e özgü bir balık türü. Antik çağın büyük düşünürü Aristoteles’in yazılarında bile sözü edilmektedir.

Akdeniz uçan balığı 200 metreye kadar uçabilir. Güney Ege ve Akdeniz’de dibe inmeden deniz yüzeyinde yaşar. Bazen büyük balıklardan kurtulmak, bazen de 80 km/sa.’i bulan yüzme hızı gereği, su yüzeyinden 25-50 cm yükselip büyük kanatlarıyla 2-13 sn. ve 50-250 m’lik planör uçuşları yapar. Bu uçma şekli kuşların uçuşu gibi değildir; balık sudan dışarıya sıçrar, göğüs ve karın yüzgeçlerini gerip yelken olarak kullanır ve böylece 200 metreye kadar havada ilerleyebilir. Tekrar suyla temasa geldiğinde, kuyruk yüzgeci ile yaptığı çok hızlı bir haraket ile tekrar havalanabilir. Bunu birkaç kez peşpeşe tekrarlayabilir. Genelde balıkların bu uçma kabiliyetlerini kendilerini yemek isteyen büyük balıklardan kaçmak için kullandıkları düşünülür.Saros körfezindede bulunurlar kıyıya yakın sığ kumlukta insan tarafından sıkıştırılınca kaçmak için hızlanıp 40-50 cm su yüzeyinden yükselerek 70-80 metre uçar. Alexander von Humboldt ise uçan balıkların bunu sırf keyiflerinden yaptıklarını savunmuştur.

Planktonlar, omurgasızlar ve yavru balıklarla beslenir. Boyu 20-30 cm. olabilir.

viki

Palyaço

Şeker Basslet

Testere Köpek Balığı

Pristidae familyasına ait altı kıkırdaklı balık türünün genel adı. Tropik ve astropik sığ sularda yaşar. Vücudu uzun ve yassıdır. Kenarında keskin dişler olan, enli ve bir kılıca benzeyen bir burnu vardır.Burnunu, çamuru karıştırıp deniz dibinde yaşayan çeşitli hayvanları bulmak ve avını öldürmek için kullanır. Boyları 6-7 metreye ulaşabilir.
.ansiklopedim.info

Balon Balığı

Balon balığı, aynı zamanda blow fish(uyuşturan balık),swell fish (kabaran balık), puffers (kirpi balığı), fugu (en yaygın olarak bilinen adı)globe fish (küre balığı) olarak da bilinmektedir.bu zehirli deniz balıkları tetraodantidae familyasının üyeleri olup dört dişli balık olarak adlandırılırlar.
120 civarında puffer fish türü mevcut olup yaşam alanları farklılık gösterse de genellikle sıcak,derin olmayan tropikal bölgelerden astropikal bölgelere kadar yaşama alanı bulurlar.bu bölgeler batı hindistan,japonya,çin,filipinler,meksika ve tayvandır.güney asya ve filipinlerde akarsu ağızlarında ve su altı ormanlarında ( mangrove ) yaşamaktadır.

japonya’da bu balığın yanilmesine büyük bir zarafet ve incelik gözüyle bakılmakta ve lokantalarda 200 dolara alıcı bulabilmektedir. ancak balığın derisinde,karaciğerinde,doku ve kaslarında tetradodoksin(ttx) adı verilen toksin madde bulunmaktadır.bu madde ısıya karşı stabil olduğundan balıkları pişirmek ya da dondurmak toksinin kuvvetini azaltmaz.
özel olarak yetiştirilen ve sertifika sahibi şef aşçılar tarafından bu balıklar hazırlanmaktadır.yine de yılda iki yüzden fazla zehirlenme vakası görülür ve bunların yarısından fazlası ölümle sonuçlanır.

toksin devinimi
tetradodoksin ve alkoloid besin yönünden çok zengin olan med-cezir bölgelerinde yayılan bir deniz yosunu türü olan dinoflagellatelerde bulunmaktadır.ttx’in gerçek merkezinin vibrionaceae ve pseudomonas adı verilen bakteri türlerinden türediği düşünülmektedir.kabuklular,yumuşakcalar,süngerler ve deniz kestaneleri ise dinoflagellateler ile beslenmektedirler.balon balıkları (puffer fish) bu deniz canlıları ile beslendiklerinden toksinler deri ve organlarında birikmeye başlar.balık toksik etkilerden sodyum kanal alıcıları sayesinde korunur ve mutasyona uğramaz.

japonya’da insanlar bu balıkları yer çünkü geleneksel olarak bu balıkları yemek sert ve güçlü olarak görünmek olarak algılanır.

semptomlar

toksinler sodyum kanallarını bloke ederek yani bütün nörotransmisyona zarar vererek (sodyum kanalları çok önemli olan merkezi ve periferal sinir sistemi,kalp,dalak,ciğer ve böbrekde bulunur ve yaşamsal önemdedir) ölümlere neden olur.bu engelleme sinir sisteminde sorunlara yol açmasıyla genel olarak fugu adı verilen bu tür balıkların tüketilmesiyle ortaya çıkar.fiziksel semptomlar değişebilmesine karşın genellikle ağızda ve dilde yanma ve ürperme(tüketimden itibaren 20 dakika ile 3 saate kadar),baş ağrısı,bulanık görme,mide bulantısı,denge kaybı,anlaşılmayan konuşma,kalp ritminde bozukluk,kasılma,nöbet ve 4 ile 6 saat içinde ölüm gerşekleşmektedir.bunun için 1mg yani toplu iğne başı kadar tetradodoksin yetmektedir.

şu ana kadar gerçekleştirilenler

*antidotu yoktur.
*sertifikalı şef aşçılar tarafından özellikle japonyada pişirilir.
*çiftlikte yetiştirilen fugular toksik değildir.
*toksini modern tıpta kullanılır.
*eroin müptelalarını kurtarmak için kullanılır.
*kanser,sinir,romatizma ve kireçlenme hastalarında ağrı kesici olarka kullanılır. *

Guinness rekorlar kitabına göre dünya’nın en zehirli balığı olarak tescillenmiş balıktır.

Ekşi Sözlük

Orkinos

 

Orkinos, Ton balığı olarak da bilinir, uskumrugiller (Scombridae) familyasından Thunnus, Euthnnus ve Katsuwonus cinslerini oluşturan boyu 5-6 metre, ağırlığı 900 kilograma ulaşabilen göçmen balık türlerine verilen ad.

Çok hızlı yüzerler. Kendinden küçük balıkları avlar. Eti konservecilikte kullanılır. Vücutları yuvarlak olup, ön kısmı büyük, arkaya doğru incelen bir yapıya sahiptir. İki dorsal yüzgeç arasında az bir mesafe vardır. 8 veya 9 adet pinnul denen yalancı yüzgeç bulunur. Bu yüzgeçler hem sırtta, hem anal yüzgecin arkasında bulunur. Vücudun üst tarafı koyu mavi veya siyah, yanlar gümüşi beyaz, karın yüzgeci arasında sarkık iki et parçası bulunur. Kuyruk yüzgecinin kenarı beyaz renklidir. 1.000.000’a yakın yumurta bırakabilirler. Mart, Haziran, Temmuz, Ağustos ayları üreme dönemleridir.

Göçmen balıklardır. Sürü halinde gezerek, kendilerinden küçük balık türleriyle beslenirler. Sardalya, hamsi, tirsi, uskumru, torik, palamut, lüfer gibi balık sürülerini kovalar ve yerler. Saatte 65–70 km hızla yüzerler. Genç orkinoslar, sürü halinde torik ve palamutlarla birlikte boğazdan inerler. Üç yılda erginleşirler. Olgunlaşmış orkinoslarının ağırlığı bir tona, boyu 5-6 metreye kadar ulaşır.
Tokyo balık pazarında dondurulmuş ton balığı

Orkinos avcılarının çeşitli avlanma metodları vardır. Bu balıklar özel olta iğnelerine tüy veya bitki liflerinden yapılmış suni sinekler takılarak avlanırlar. Canlı sardalya balıkları bağlanarak sabit oltalarla da orkinos avcılığı yapılır. Bu tip avlar ancak gemilerle yapılır. Orkinos tekneleri yaklaşık 20-25 metre uzunluğunda olur. Teknenin motorları güçlü ve oldukça hızlı gitmeye müsaittir. Bu teknelerde yem olarak kullanmak için canlı sardalya havuzları ve yakalanan orkinosların muhafazası için soğuk hava depoları da bulunur. Amatör balıkçılar motorların arka güvertesinde döner koltuğa oturarak, makaralı oltayla bir spor olarak bu güçlü balıkları avlarlar.
Türler

* Uzun kanat orkinos (Thunnus alalunga) (Bonnaterre, 1788).
* Sarı kanat orkinos (Thunnus albacares) (Bonnaterre, 1788).
* Kara kanat orkinos (Thunnus atlanticus) (Lesson, 1831).
* Güney mavi kanat orkinos (hunnus maccoyii) (Castelnau, 1872).
* Kocagöz orkinos (Thunnus obesus) (Lowe, 1839).
* Pasifik mavi kanat orkinos (Thunnus orientalis) (Temminck & Schlegel, 1844).
* Bayağı orkinos (Thunnus thynnus) (Linnaeus, 1758).
* Uzun kuyruk orkinos (Thunnus tonggol) (Bleeker, 1851).
* Çizgili orkinos (Katsuwonus pelamis)
* İnce orkinos (Allothunnus fallai)
* Küçük orkinos (Euthynnus affinis)
* Benekli orkinos (Euthynnus alletteratus)
* Köpekdiş orkinos (Gymnosarda unicolor)
vikipedi

Vatoz

 

Vatoz Balığı Familyası: Öz kedi balığıgiller (Rajidae). Yaşadığı yerler: Avrupa kıyılarındaki sığ deniz sularında. Özellikleri: Yassı vücutlu bir balık. Kuma gömülür. Sırtı benekli ve çivilidir. Erkeği 70, dişisi 125 cm uzunluktadır. Çeşitleri: 180 kadar türü vardır. Vatoz, yıldızlı vatoz, gözlüklü vatoz, dev burunlu vatoz Ünlülarıdır.

Avrupa’nın sığ deniz kıyılarında yaşayan yassı vücutlu bir balık. Sırtı kahverengi, derisi ince ve kaygandır. Karın derisi beyazdır. Göğüs yüzgeçleri büyük ve vücudun iki yanına bitişiktir. Kuyruğu az çok uzun olup, sırt yüzgeçleri birbirine yakındır. Sırtı lekeli ve çivilidir. Erkekler 70, dişiler 125 cm uzunluğu bulurlar. Kumluklara gömülür, gece avlanırlar. Küçük balıklar ve küçük kabuklularla beslenirler. Yumurtaları zarımsı bir kabukla kaplıdır ve zeminlere tutunmak için ipliksi uzantıları vardır. Ege, Marmara ve Boğazlarda rastlanan bir dip balığıdır. Eti pek lezzetli değildir. Bazı balıkçılar, vatozların kuyruk ve kanatlarını kesip, vücudunu dilimlere ayırarak kalkan eti diye satarlar.
turkcebilgi

Kelebek Balığı

Köken:Japonya, Taylant, Çin, Filipinler
Davranış:Barışcıl
Isı:24-26
Yem:Artemia, mercan polenleri
Minimum Tank:700 L
Asya Kelebek balığı adıyla tanınan balık, diğer kelebek balıkları kadar renkli değildir.Beyaz-açık yeşil bir gövde üzerinde 5 sıra bantlıdır.Kayalık alanlarda gruplar halinde dolaşırlar.

Chaetodon Andamanensis

Familya:Chaetodontidae
En büyük Boy:15 cm
İklim:Tropikal
Köken:Hint Okyanusu
Isı:24-27
Minimum Tank:800 L
Yem:Mercan polipleri.
Davranış:Genel olarak barışcı fakat akvaryumdaki omurgasızlara ve mercanlara zarar verebilirler.

Gövdesinin tamamına yakını sarı renkli olan balığın göz üzerinde siyah bantı vardır.Ayrıca kuyruk ile sırt yüzgecinin birlerştiği yerde siyah bir noktası vardır, balık bu noktayı düşmanlarını şaşırtmak için kullanır.Genç balıklarda bu nokta siyah olan bu nokta ilerleyen yaşlarda maviye döner.
Mercan resiflerinde çiftler yada gruplar halinde dolaşırlar.Nehir ağızlarında görüldükleride raporlanmıştır.Yumurtlama dönemlerinde erkek ve dişilerin renkleri daha canlı olur.

Chaetodon Adiergastos(Filipin Kelebek Balığı)

Boy:20 cm
Köken:Filipin Japonya arası
Isı:24-28 C
Yem:Artemia,kurtçuklar,mercan.
Tank:1000 lt den büyük akvaryumlar.
Filipin Kelebek Balığı:Filipinler ve Japonya arasında raastlanan balık çarpıcı renklerdedir.Gaga şeklinde dışarıya çıkık bir ağız yapısı vardır.Çift yada 20-30 gruplar halinde dolaşmayı severler.Erkekleri eş zamanı daha canlı renklere sahiptirler.

Amphichaetodon howensis(Howe adası kelebek Balığı)

Butterfly Balıklar-4jpg

Boy:18 cm

Isı:10-20 C

Yem:Küçük balıklar,artemia,kurtçuklar

Tank:1000 lt den büyük akvaryumlar.

Howe Adası Kelebek Balığı:PAsifik Okyanusunda yaşayan balık beş adet sarılı beyazlı,beş adette siyah bantlıdır.Yüzgeçleri dikenimsi bir yapıya sahiptir.Mercan vekayalık alanlarda gezinirler.Yetişkinleri eş halinde dolaşır.Diğer balıklara göre daha serin suları sever,bu nedenle kendi türleriyle bakılması uygun olur.Aşırı sıcaklara dayanamadıkları için akvaryumda soğutucu bulunması gerekir.
-alıntı

Kamuflaj Uzmanları

 

Derin Mavinin en ilginç canlıları hiç şüphesiz Kamuflaj uzmanlarıdır. kıpırdamadan durduklarında onları ait oldukları doğadan ayırmak neredeyse imkansızdır. Hem beslenme ve hemde hayatlarını başka -tehlikeli canlılardan korumanın yolu ortama ayak uydurmak değil ortama gizlenmektir.

Aslan Balığı

Derin Mavi

Deniz altı dünyasının harikulade ışıltısı gözlerimizi kamaştırırken, bizi günlik sıkıntı ve stresimizden uzaklaştırmak konusunda bir uzman.
işte doğal terapistimiz olan güzelliklerden bir kaç örnek…

Deniz Canlıları

 

Denizlerde binlerce çeşit canlı türü yaşamaktadır. Hepsi birbirinden ilginç olan bu canlıların herbirinin kendine özgü harika yetenekleride vardır.
Aşağıda deniz canlılarından bazı örnekler buşacaksınız.

Mürekkep Balığı

 

Mürekkepbalığı (İng: cuttlefish , Kafadanbacaklılar (Cephalopoda) sınıfının, Onkollular (Decapodiformes) grubundan denizlerde yaşayan bir yumuşakça. Hepsi ayrı eşeylidir. Solungaç solunumu yaparlar. Ağız bölgesinden çıkan 10 adet kolları vardır. İki kolu diğerlerinden daha uzundur. Dinlenme halinde içe çekilmiş olan bu kollarını avlarını yakalamak veya korunmak amacıyla ileri doğru fırlatırlar. Kollarının iç yüzeylerinde çok sayıda vantuz (emeç) bulunur. Vantuzların içleri dişli boynuzsu yapılarla bezenmiştir. Ilıman ve sıcak denizlerin kıyı sularında bol rastlanırlar. Boyları 17 cm ile 17 metre arasında değişen türleri vardır. Çoğu 50-60 cm arasındadır. Türkiye’de Akdeniz kıyılarında avlanırlar. Yırtıcı hayvanlardır. Balık, karides, yengeç ve diğer yumuşakçalarla beslenirler. Bazan balık sürülerine dalar veya ufak mürekkepbalığı kolonilerini takip edip karınlarını doyururlar. Mürekkepbalığı, avına arkasından yaklaşıp omuriliğini ısırarak kopartır ve felç etmek suretiyle öldürür. Bazan her avdan sadece bir ısırık alıp dinlenmeye çekilir. Vantuzlu dokunaçlarıyla avlarını yakalar, kollarıyla da ağıza götürürler.

Mürekkepbalıkları olağanüstü bir beyin, heyecan hissi, hassas bir koku alma duyusu, oburluğa varan bir tat alma duyusu ve çok hassas gözlere sahiptir. İri gözlerinde 70 milyon görme hücresi vardır. Görüş alanları 360 dereceyi bulur. Arkalarını da rahatça görebilirler. Karanlık sularda koku alma duyusuyla avlarını tespit ederler. Sinir sistemleri tarafından kontrol edilen ve kromotofor denen renk değiştirme hücreleriyle her ortama kamufle olurlar. İridosist (?) denen deri hücreler de ışığı yansıtarak renk değiştirmeye yardımcı olurlar. Pusuya yattıklarında kuma gömülerek kendilerini gizlerler.

Yanlarından bir av geçtiği zaman, uzun iki dokunacını ileri fırlatarak vantuzlu uçlarıyla avını yakalar, diğer kollarıyla da ağızlarına götürürler. Ağızlarında papağan gagasına benzeyen güçlü öğütücüleriyle bir yengeç kabuğunu veya balık kafasını rahatça öğütürler. Büyük bir mürekkepbalığı, sert ve sağlam gagasıyla kalın çelik telleri bile ısırıp koparabilir. Tükürüğü bazı hayvanlar için öldürücü zehir tesiri yapar.

Sırt derilerinin altında küçük boynuzsu bir kabuk bulunur. Gözenekli olan bu kabuğun içi hava ile doludur. Özgül ağırlığı sudan azdır. Bunun sayesinde suda alçalıp yükselirler. Ayrıca vücuda destek ve hafiflik sağlar. Kaslar için de önemli bir bağlanma alanıdır. Kan dolaşım sistemleri kapalıdır. Solungaçları manto boşluğundadır. Bütün gövdeleri tek bir yüzgeçle çevrilidir. Yüzgeçlerinin yardımıyla ağır ağır yüzer ve gövdelerini döndürebilirler. Etki ve tepki sistemiyle de hareket edebilirler. Bunun için, manto boşluğuna alınan suyu, ağzı öne doğru olan karın kısmındaki huniden dışarı doğru fışkırtırlar. Suyun huniden dışarı itilmesiyle meydana gelen tepkiyle, hızla ileri-geri kaçarlar. Su püskürttüklerinde 37 km hıza ulaşırlar.

Mürekkepbalığı saldırıya uğradığı zaman, mürekkep kesesinden suda dağılmayan ve ana hatlarıyla mürekkepbalığının vücut şeklini andıran koyu renkli bir sıvı püskürtür. Aynı zamanda mürekkepbalığının rengi açık bir hal alır. Böylece hayvanın püskürttüğü ve kendi şeklini alan mürekkep bulutu kendisinden daha fazla görünerek hasmını aldatır. O sırada da kendisi jet sistemiyle hızla oradan kaçar.

Mürekkepbalıkları bazan da suda hızla yayılan ve hiçbir şey görünemeyecek şekilde bir duman bulutu oluşturan bir çeşit mürekkep fışkırtırlar. Askeri tabirle, kendileriyle hasımları arasında bir sis perdesi oluştururlar. Saldırgan bu durumda hiçbir şey göremez. Aynı zamanda koku duyusunda da kısmi bir felç olur. Mürekkepbalığı bu kargaşada hızla oradan uzaklaşır. Mürekkep kesesi bazı türlerde, içleri ışık verici bakterilerle dolu keseciklerle beraber çalışır. Böyle olanlarında dışarı püskürtülen mürekkep bir ışık patlaması gibi olacağından hasmının gözü kamaşır. En büyük düşmanları kedibalığı, köpekbalığı, foklar ve balinalardır.

Mürekkepbalıkları yumurta ile çoğalırlar. Üreme dönemlerinde vücutları zebra gibi koyu çizgilerle süslenir. Eşler birbirlerine sarılarak saatlerce suda sürüklenir. Yumurtaların döllenmesi dişinin manto boşluğunda olur. Döllenmiş kapsüllü yumurtalar, tek tek veya mukusla örtülü kümeler halinde dişi tarafından bir yere yapıştırılır. Yaz aylarında kıyılara kadar yaklaşıp, yumurtalarını taşların, yosunların arasına bırakırlar. Bunları, çıkardığı mürekkeple siyaha boyar ve kara üzüm salkımını andırır şekilde çoğunlukla bir araya getirirler. Bu yumurta topluluklarına deniz üzümü de denir. Gelişme metamorfozsuzdur. Yumurtadan çıkan 12 mm boyundaki yavrular ergine benzerler. Doğar doğmaz mürekkep salabilirler, kuma gömülüp avlanabilirler.

Derin deniz diplerinin daimi karanlıklarında ışıldayan mürekkepbalıkları da mevcuttur. Işık üreten organları fener görevi yaparlar.

En küçük yetişkin mürekkepbalığının boyu 1 cm kadardır. Şimdiye kadar ölçülmüş olan en büyük mürekkepbalığı ise 1888’de Yeni Zelanda’da karaya vurmuş olan 19 metre uzunlukta bulunan ve ağırlığı bir tonu aşan bir mürekkepbalığıdır. Boyunun % 90’ını kolları meydana getirmektedir. Dev mürekkepbalıkları tam bilinmeyen yaratıklardır. Çünkü zamanlarının çoğunu derin ve karanlık sularda geçirirler. Derinlerde, Yeni Zelanda’da yakalanandan daha büyüklerinin bulunduğuna dair bazı ipuçları mevcuttur. İspermeçet balinaları mürekkepbalıklarına çok düşkündür. Balina gemileriyle avlanan bazı İspermeçet balinalarının vücutlarında vantuz yaraları görülmüştür. 15 metrelik bir mürekkepbalığı mücadele anında 10 cm çapında vantuz yarası bırakır. Halbuki balinalarda 26 cm çapında vantuz yaralarına rastlanmıştır.

Mürekkepbalıklarının mürekkepleri yüzyıllarca sanatkarlar tarafından yazı ve çizimde kullanılmıştır.
vikipedi