Köpek

Afgan Tazısı

Afgan Tazısı, av köpeği ve süs köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı.

Afganistan kökenli olan Afgan Tazısı, kayalık arazide güçlü sıçrayışlar ve apansız dönüşler yapmaya elverişli bedeniyle kolayca hareket edebilen, koku almaktan çok görerek avlanan birkaç av köpeği ırkından biridir.

Boyu 61-71 cm’yi, ağırlığı 22–27 kg’ı bulur. Çeşitli renklerde olabilen uzun ipek gibi tüyleri başının üstüne kadar uzanır. Bedeninin geri kalan kesimine oranla çok daha az tüylü olan kuyruğunun ucu yukarı kıvrıktır.
Konu başlıkları

1 Karakteri
2 Bakımı
3 Tarihçesi
4 Yaşamı

Karakteri

Çekingen ama sevimli, sadık, hassas diğer köpeklere karşı dominant davranmayı seven bir ırktır. Çok cesur, asil ve zariftir ancak çok şüphecidir ama yabancılara dahil düşmanca tavır sergilemez. Afgan tazısı geçmişte güvenilmez olarak tabir edilse de günümüzde bu inanç değişmiştir. Afgan tazısı kolay öğrenir ama kolay boyun eğmez. Komutlar ciddi ve tutarlı olmazsa Afgan Tazısı başına buyruk olabilir. Ama eğitmeni bazı zamanlar söz dinlememesine şaşırmamalıdır. Bahçesiz bir evde beslenmesi neredeyse mümkün değildir. Açık havayı ve koşmayı çok sever. Karakteristik özelliklerinin çoğu Saluki (İran Tazısı)’na benzer. Apartmanda beslendiği zaman çoğu zaman bir köşede uyumayı sever. Günde en az yarım saat serbestçe gezip koşmalıdır. Açık arazide koşup oynadığı zaman çok mutlu bir görüntü sergiler.
Bakımı

Afgan Tazısı apartman hayatı için pek uygun bir köpek türü değildir. Açık araziye, serbest gezip dolaşmaya ihtiyaç duyar. Evde durduğu zaman ise yatıp uyumayı tercih eder. Uzun tüyleri nedeniyle hergün fırçalanmaya ihtiyaç duyar. Kulakları uzun olduğundan dolayı yemek yerken arkadan bağlanmazsa yemeğin içine girip kirlenecektir.
Tarihçesi

Genetik testler bu ırkın kökeninin en eski çağlara dayandığını ve muhtemelen kurt ve köpeğin farklılaşma çağına kadar dayandığını bildirmektedir. Mısırdan çıkan papirusların üstünde bu ırka ait resimler görülmektedir ancak en az 4000 senedir Afganistan’da varlıkları bilinmektedir. Afganistan’da bu köpek özellikle Av köpeği ve Çoban köpeği olarak kullanılmıştır. Av köpeği olarak o dönem Afganistanında sık bulunan Yaban keçisi ve geyik’in yanı sıra kurt ve Kar parsı avında dahil kullanılmıştır. Bu ırk yüz yıllar boyu iyi korunmuş ve bölge dışına çıkışları yasaklanmıştır. Avrupa’ya çıkarılan ilk köpekler 1920’lerde İngiliz bay ve bayan G. Bell-Murray ve bayan Jean C. Mansontarafından 1920’de İskoçya’ya gizlice götürüldü ve Bell-Murray ırkı olarak anıldılar bunların kürkü daha az tüylüydü. ikinci dalga Bayan Mary Amps tarafından 1925’te İngiltere’ye getirildi. Kocası ve o Afgan Savaşı Savaşı sonrası 1919’da Kabil’e gitmişlerdi. Onların edindikleri köpeğin adı Ghazni idi ve bir önceki ırktan farkı daha uzun tüylerinin olmasıydı. Günümüzde Amerikada bulunan Afgan Tazılarının çoğunun kökeni bu çiftin getirdikleri köpeklere dayanıyor. Günümüzde bu köpeği Çizgi filmlerde dahil görebilmekteyiz (Balto’da Sylvi Karakteri, Lady and the Tramp II’de Ruby karakteri vb.)
Yaşamı

En büyük sağlık problemleri Allerji ve Kanser dir. Çoğu tazı türü gibi Anesteziye karşı şiddetli allerjileri vardır. Ayrıca Şilotoraks (chylothorax)geliştirmeye eğilimlidir. Benzer boyuttaki köpekler gibi 12 yıl kadar yaşar ve ölüm sebepleri sıklık sırasına göre kanser (31%), yaşlılık (20%), kardiyak nedenler (10.5%), and urolojik nedenler (5%) olarak araştırmalar sonucu 2004’te açıklanmıştır.
vikipedi

Bulldog

Buldog, asırlar önce İngiltere’de boğa ve ayı dövüşleri için üretilmiş bir köpek ırkı. Buldog adı, İngilizce bull (boğa) ve dog (köpek) sözcüklerinin bir araya gelmesiyle türetilmiştir.

İngiltere’de 1835’te kan sporları yasaklanınca, buldoğun işlevinin sona erdiği düşünüldüyse de, buldog yetiştiricileri ırkı korumaya karar verdiler ve bu kavgacı köpeği sakin, sessiz bir ev köpeğine dönüştürdüler.

İngiliz buldoğunun, bedeninin geri kalan bölümüne oranla çok iri olan kafası, doğumlarının sezaryenle yapılmasını gerektirir. Yassı yüzü nedeniyle solunum bozukluklarına karşı oldukça duyarlıdır ve sıcaktan çok etkilenir. Ayrıca kulaklarından da sıkça rahatsızlanır. Görünümüne rağmen, hem sevgi dolu, hem güvenilirdir. Diğer ev hayvanlarıyla ilşkisinde de güvenilir, ama yabancı köpeklerden hoşlanmayan, saldırgan davranabilen bir köpektir. Çocukları sever ama, hoşlanmadığı insanlara karşı sert davranabilir. Mutlu olabilmesi için insanlardan ilgi görmesi yeterlidir. Horlaması ve salyasının akmasıyla ünlüdür. Apartmanda rahatlıkla yaşayabilir. Çünkü ev içersinde fazla hareketli değildir.

Erişkin bir buldoğun ağırlığı 22 kg’ı, omuzdan yere yüksekliği 33-38 cm’yi bulur.
vikipedi

Alman Kurdu


Alman çoban köpeği veya Alman kurdu, Almanya kökenli bir köpek ırkı. Türkçede bazen sadece kurt köpeği olarak da anılırlar.

Konu başlıkları
1 Özellikleri
2 Yapısı
3 Sağlık
4 Kullanımı

Özellikleri [değiştir]Alman çoban köpeklerinin boyları dişilerde 57,5 cm, erkeklerde ise 62,5 cm’dir. 2,5 santimetreye kadar sapma olağan karşılanır. Ağırlıkları ise dişilerde 22-32, erkeklerde ise 35-40 kilogram arasındadır. Yüzü sert hatlıdır. Alnı kubbe şeklindedir, burnu uzundur. Burun mantarı siyahtır. Çenesi güçlü olduğundan, keskin ısırışlara sahiptir. Gözleri orta büyüklükte kahverengidir. Neşeli, zeki ve kendinden emin bakar. Kulakları geniş ve dik, önde ve birbirine paraleldir. Boynu uzundur ve kaldırıp indirerek hareket esnasında hızını ayarlar. Kuyruğu uzun ve tüylüdür.

Bu cins kendi arasında 12’ye ayrılır.[kaynak belirtilmeli] kısa tüylü,uzun tüylü cinsleri vardır bazılarının beli boyun yüksekliğinin yarısı kadar düşük olabilir bunlar genellikle show köpeği(showline) olarak kullanılır.Bazı türlerinin ise beli düzdür(workline) ve düşük bel ile kıyaslandığında daha iridir.

Alman[1] Çoban Köpekleri’nin çeşitli renklere mensup olanları vardır. Genellikle sarımsı kahverengi, siyah – kırmızı ve siyah renklerde olurlar. Nadir olarak tümü siyah, gri kırçıllı ve tümü beyaz renklere mensup olanlarda vardır. Aslında eskiden siyah, gri ve beyaz renkli köpekler daha çok bulunurdu. Kahverengi, siyah gibi renkli köpekler laboratuvarlar da deneyler ile DNA’ları değiştirilerek üretilmiştir. Bu köpeklerin aslı Almanya’da gridir.[kaynak belirtilmeli]

Alman Çoban köpeği zekası ile meşhur bir köpek ırkıdır.[2] 2000’li yılların başından beri tutulan istatistiklere göre, ABD’de en fazla kayıtlı olarak beslenen ilk 3 köpek arasındadır.[3] Bunda Rin-Tin-Tin ve Strongheart gibi bir çocuk ile (bu ırka mensup) köpeği arasındaki ilişkiyi işleyen popüler filmlerin etkisi olduğu düşünülür.[4]

Yapısı
Alman çoban köpekleri oldukça aktiftirler, ırk standartlarına göre oldukça kendin emin bir yapıya sahiptirler. Eğitilmeye heveslidirler ve görevlerini gönüllü olarak yaparlar. Çok vefalı ve sahibine karşı sevecendirler. Eğer sosyalize edilmezse insanlara karşı saldırganlaşabilir.[5] Soğuk bir karaktere sahip olan kişileri dahi kendine çekebilir ve yabancılara karşı sevecendir. Oldukça itaatkar ve kafası kolay kolay karışmayacak karakterdedir.

Sağlık [değiştir]Alman Çoban Köpeklerinin, ortalama ömrü 12 yıl civarındadır.

3 hassas noktaları vardır. Kalça çıkığı, mide ve kulaklar.

Kalça Çıkığı genelde ebeveynlerden geçer, ameliyat ile düzeltilse bile köpekten tam performans alınamaz. Sindirim sistemleri kısa ve hassastır. Kuru mamanın yanı sıra, barf diyetiyle de (çiğ besin) besleyenler vardır. Kulak düşüklüğü istenmeyen bir durumdur. Genellikle genetiktir. Kulağı düşük köpekler ırk yarışmalarına alınmaz ve üremesi için izin verilmez.

Bir köpeğin üretimde kullanılabilmesi için Schutzund ve Körung sınavlarından geçer not almaları gerekmektedir. Dernekler, 3-3’den yakın kan çakışması durumunda çiftleşmeye izin vermez.

Kullanımı
11 Eylül 2001 deki Dünya Ticaret Merkezi’ne yapılan saldırı sonrası yıkılan binanın enkazında arama yapan Alman Çoban KöpeğiAlman Çoban köpekleri çok çeşitli alanlarda değişik görevlerde bulunabilirler.[6] Çoğunlukla polis köpeği olarak kullanılırlar. Çünkü, keskin burunları sayesinde patlayıcı, uyuşturucu ve ceset gibi unsurları kolayca birbirinden ayırabilir ve tespit edebilirler. Ayrıca askerler tarafından da benzer görevlerde kullanılırlar. Askerleri bir tuzak veya düşmana karşı uyarır.[7] Ayrıca bu köpekler paraşütten veya uçaktan atlama konusunda eğitim alır.[8] Alman Çoban Köpekleri, görevlerini yaparken ne olursa olsun dikkatleri dağılmaz ve büyük bir ciddiyetle işlerine odaklanırlar. Örneğin II.Dünya Savaşı’nda Stalingrad Savaşı sırasında kullanılmışlardır.
vikipedi

Kangal


Kangal, Türkiye kökenli bir çoban ve bekçi köpeği ırkı. Adını Sivas’ın Kangal ilçesinden alır.[1] Henüz FCI, AKC ve TKC gibi dünyadaki büyük köpek kulüpleri ve federasyonları tarafından tanınmamaktadır ancak Türkiye’deki otoritelerce dünyada safkan bir köpek ırkı olarak tanınması için çalışmalar yapılmaktadır.[2][3]

Konu başlıkları [gizle]
1 Kökeni
2 Özellikleri
3 Bakım
4 Kaynakça
5 Ayrıca bakınız

Kökeni
]Kangal ilçesine de adını verdiği düşünülen, Orta Asya’dan göç eden Kanglı (Kangar) Türk boyunun, göç ederken bu köpek ırkını da getirdiği düşünülür.[1] Orhan Yılmaz, “Kangal Köpeği / Tarihi-Tanıtımı-Yetiştirilmesi-Islahı” adlı kitabında “Kanglı” Türk boyunun Orta Asya’dan göç ederken yanlarında üç şeyi getirdikleri; bunların at, it ve koyun olduğunu söyler. 11 Temmuz 2003’te düzenlenen I. Uluslararası Kangal Köpeği Sempozyumu’nun sonuç bildirisinde, “büyük Türk göçleri sırasında Türkistan’dan Anadolu’ya getirilen bir köpek ırkı olduğu” kabul edilmiştir.[kaynak belirtilmeli]

Kangallar en geç 17. yüzyıldan itibaren Osmanlı sultanları tarafından üretilmiş ve samson olarak adlandırılmıştır.[1] Doğan Kartay, hem “Türk Çoban Köpeği Kangal” kitabında hem de I. Uluslararası Kangal Köpeği Sempozyumunda sunduğu bildiride, Kangalların, Osmanlı döneminde Yeniçeriler tarafından hem askeri işlerde hem de savaşlarda kullanıldığından bahsetmektedir. Kartay’ın bildirisinde, Romalılarda “aslan” sözcüğünün karşılığı olan “samson” kelimesine atfen kangalları kullanan birliğe “Samsoncular” denildiğini söylemektedir.[kaynak belirtilmeli]

Özellikleri
Yavru Kangal köpekleriKangal köpekleri genellikle çoban köpeği olarak nitelendirilirler ancak bekçi köpeği tanımına daha çok uyarlar. Zira diğer çoban köpeği türleri sürüyü korumaktan ziyade yönlendirme ve yönetmekte ustadırlar. Kangal köpeğinin en belirgin özelliği ise sahibine duyduğu aşırı sadakat ve buna bağlı olarak sahibine ait olduğunu düşündüğü şeyleri korumaya yönelik kuvvetli içgüdüsüdür. Bu nedenle çok iyi bir dövüşçüdür. Kurt, çakal gibi yabani hayvanlara karşı çok etkin bir muhafız olmakla beraber aile fertlerine ve özellikle de çocuklara karşı hiçbir tehdit oluşturmazlar.

Kangal köpekleri, örnek olarak Namibya’da üstün koruyucu yeteneklere sahip oldukları için, yaygın bir şekilde yerli çiftçiler tarafından kulanılırlar.

Evliya Çelebi, Seyahatnâme’sinde kangaldan bahseder. Bu köpeklerin “aslan kadar güçlü” ve cüsseli olduğunu yazar.

Bakım [değiştir]Kangalın, uzun bir yürüyüş veya kısa bir koşu şeklinde, her gün egzersiz yapmaya gereksinimi vardır.[1] Ilık ila serin hava şartlarında dışarıda barınabilir. Kürk bakımı ihtiyacı azdır. Haftada bir ölü tüyleri temizlemek için tımarlanması gerekir.

vikipedi

Dalmaçyalı

Temel Özellikleri
Sakin, sadık, bağımsız ama evden hoşlanan, son derece duyarlı. İnsana ihtiyaç duyar, aksi halde melankolik bir havaya bürünür. çocuklarla oynamayı sever. Mükemmel bir belleği vardır. Kendisine yapılan kötü muameleyi yıllar sonra bile hatırlayabilir. Savunma için eğitilebilir. Koklayarak iz sürer.

Neler Yapar?
Ortaçağ?da av köpeği olarak kullanılırdı. 19. yüzyılda küçük arabaları çekmekte kullanıldı ve şöhreti hızla yayıldı.

Efendisi ister yürüyerek, ister atla, ister arabayla seyahat ediyor olsun, onu mutlaka takip eder. Daha sonra insan dostu olarak büyük bir takdir topladı.

Bekçi köpeği olarak da kullanılabilir. Temiz ve zariftir, çamurdan hoşlanmaz, su ve sabunu sever.

Kökeni
Bu cinsin kökeni hakkında birbiriyle uyuşmayan çeşitli görüşler vardır. Kesin olan tek şey, geçmişinin çok eskilere uzandığıdır. Varlığını gösteren izler Mısır rölyeflerinde ve Helenik döneme ait duvar süslemelerinde bulunmuştur.

1700 yılında Bengal pointeri olarak bilinen Dalmaçyalı?ya çok benzeyen bir köpek İngiltere?de varolmuştur. Bu örnek Dalmaçyalı?nın Yugoslav kökenli olup olmadığa dair sorulara yol açmıştır.

evcilkopekler.com

Çin Aslanı


Chow chow’un en belirgin iki özelliği siyah dili ve ona sopa üzerinde yürüyormuş görüntüsü veren neredeyse düz arka bacaklarıdır.

Chow Chow yeterli egzersiz imkanı sağlanırsa apartmanda yaşayabilir. Küçük bir bahçe de yeterli olabilir. Sıcağa karşı duyarlıdır. Gerektiğinde dışarda da yaşayabilir.

Chow Chow tembelleşebilir. Bu nedenle düzenli egzersize gereksinimi vardır.

Uzun tüylerinin düzenli bakımı, dik duran tüylerin bu görünümünü koruması açısından önemlidir. Bu ırk mevsimsel olarak yoğun tüy döker ve alt kürkü bu dönemde özellikle dikkatli bakım gerektirir. Gerektiğinde kuru şampuanlama yapılabilir.

Neler Yapar?
Chow Chow genellikle uslu olmasına rağmen aksi ve koruyucuda olabilen bir köpektir. Dediğim dedik, ciddi ve oldukça bağımsızdır. İnatçılık derecesinde kararlı olabilirler.

Genellikle tek kişiye bağlanır. Aile üyelerine mesafeli davransa da onlara çok sadıktır. Yabancılarca zorlanırsa saldırganlaşabilir. Bu dominant ırk yine dominant bir sahibe gereksinim duyar. Bu ırkın sahibi doğal olarak tutarlı ve sakin biri olmalıdır. Bu tür biriyle Chow Chow gerçek karakterini bulur.

Onlardan fazla itaat beklenmemelidir. Doğuştan inatçı ve kendilerine has mantıkları ile doğarlar. Chow Chow öğrenir ancak komutların bir amacı olduğunu bilmelidir. Her zaman tutarlı olunmalıdır.

Bazı uzmanlar kısa tüylü tipinin uzun tüylüsünden daha aktif ve daha kolay öğrendiğini iddia etmektedir. Bu ırk biraz ele avuca sığmaz olsa da genelde sakin, sabırlı ve kibardır. Bazıları tasma ve kayışı kabul etmek istemez. çoğu Chow Chow diğer köpekleri domine etmeye çalışır. Buna rağmen çocuklarla araları iyidir.

Yavruyken kedilerle tanıştırılırsa erişkin olduğunda da sorun pek çıkmaz. Yavruyken (2-4) gelecekte aşırı koruyucu olmaması için çok iyi sosyalleştirilmelidir. En baştan tutarlı bir eğitime gereksinimleri vardır. Kişilikleri genellikle yetiştirilmeleri ile alakalıdır.

çin’de Chow Chow eşya koruma ve araba çekmede kullanıldı. Eti ve kürkü için beslendi. Bu üzücü geçmiş ve bir iş köpeği olarak tek bir sahibe ait olamaması bu güzel köpeği içine kapalı bir hale getirmiştir ve bu nedenle çoğunlukla içe dönük ve vurdum duymaz bir havası vardır.

Dikkatle sosyalleştirilmiş bir Chow Chow mükemmel bir aile köpeği olabilir.

Tarihçesi
Chow Chow’un yapısı bir kaç milyon yıl öncesine dayanan fosilleşmiş köpek kalıntılarına benzemektedir. Chow Chow; avcı, araba çekicisi ve tekne bekçisi görevlerini üstlendiği çin’de binlerce yıldır bilinmektedir.

Tarih içinde Chow Chow kurt, keklik ve vizon avının yanı sıra kızak çekiminde de kullanıldı. Kürkü ceket yapımında kullanıldı. Bu köpeklerin eti çin’de aranan bir yiyecek türüdür ve günümüzde hala çin’de yenmektedir.

Bu güzel köpek, 1800’lerin sonlarında ilk kez İngiltere’ye getirildi. İsmi muhtemelen, Uzak Doğu’dan getirilen her türlü eşya için kullanılan ve İngilizce konuşma diline ait bir deyim olan “chow-chow” ‘dan gelmektedir.

Chow Chow Amerika’da oldukça popüler bir eşlik köpeğidir. Bekçi ve koruma köpekliği chow chow’un temel kullanım alanıdır

evcilkopekler.com

Köpek Türleri A-B

Köpek (Canis lupus familiaris), köpekgiller (Canidae) familyasına mensup; görünüş ve büyüklükleri farklı, 400’den fazla[1] çeşidi olan; etçil, memeli hayvan. Boz kurdun (C. lupus) alt türlerinden biri olan köpek, tilki ve çakallarla akrabadır. Kedilerle birlikte dünyanın en geniş coğrafyaya yayılan ve en çok beslenilen iki evcil hayvanından biridir. 2001 yılı tahminlerine göre dünyada 400 milyondan fazla köpek vardır.

Köpekler 12 bin yıldan daha uzun bir süreden beri insanoğlunun av partneri, koruyucusu ve arkadaşı olagelmişlerdir. Değişik ihtiyaçlara göre farklı köpek türlerinin evrimleşmesinde insanoğlunun önemli rolü olmuştur. İlk köpekler keskin görme ve koku duyusuna sahip avcı köpekleriydi. İnsanlar, köpeklerle ilk tanışmalarından bu yana köpeklerin çeşitli yararlı özelliklerini genetik mühendisliğin en ilkel formlarıyla ön plana çıkartmış ve farklı köpek türlerinin ortaya çıkmasını sağlamışlardır. Örneğin 7-9 bin yıl önce çiftlik hayvanları evcilleştirildiğinde çoban köpeği olarak da kullanılmaya başlandılar ve bu yönde seçilime uğradılar.
Köpeklerin işlevleri ve algılanışları toplumdan topluma farkeder. Antik Mısır’da köpekler kutsal sayılırlardı. Günümüzde birçok ülkede bekçi, bazı ülkelerde yük hayvanı ve hatta yiyecek olarak kullanılırlar. Batılı ülkelerde köpekler genellikle ev arkadaşı ve refakatçi olarak beslenirler ve bu ülkelerde köpeklere yönelik ürün ve hizmetler milyarlarca liralık bir endüstri haline gelmiştir. Bunların yanısıra köpekler engellilere yardım, arama-kurtarma ya da polis köpeği gibi daha sofistike görevlerde kullanılmak üzere de eğitilebilirler.
Konu başlıkları

1 Etimoloji
2 Köken ve tarihçe
3 Genetik ve fiziksel özellikler
3.1 Duyular
3.2 Yaşam beklentisi
4 Üreme
5 Davranışlar
5.1 Bölge işaretleme
5.2 Çıkardıkları sesler
5.3 Davranış gelişimi
5.4 Irka bağlı davranışlar
6 Irklar
6.1 Av köpekleri
6.2 Tazılar
6.3 Teriyerler
6.4 İşçi köpekler
6.5 Çoban köpekleri
6.6 Süs köpekleri
6.7 Diğer gruplar
7 Evcil hayvan olarak köpekler
7.1 Beslenme ve gelişim
7.2 Eğitim
7.3 Kötü muamele
8 Sağlık
8.1 Aşılar ve diğer koruyucu yöntemler
8.2 Rahatsızlıklar
9 Köpekler ve diğer kanidler

Etimoloji

Köpek sözcüğü modern Türkçeye 15. yy.da, muhtemelen Kıpçak Türkçesinden geçmiştir. Köpek sözcüğü Kıpçakçada kabarmak, irileşmek sözcükleri ile akrabadır. 1312 yılında Araplara Türkçe öğretmek için yazılmış[4] Kitabü’l-İdrak li-Lisani’l-Etrak (Türklerin Dilini Anlama Kitabı) isimli bir Kıpçakça dil kılavuzunda “İtin iri ve tüylü olan cinsine köpek denir,” şeklinde bir ibare vardır.

Köpek sözcüğü yerleşmeden önce Türkçede “it” sözcüğü aynı anlamda kullanılıyordu. Orhun Yazıtlarında da geçen it sözcüğü halen halk ağzında ve çeşitli yörelerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Veterinerlikte köpek sözcüğü zaman zaman erkek köpekleri tanımlamak için kullanılır. Dişi köpekler ise kancık olarak adlandırılırlar. Köpek yavrularına enik (bazı yörelerde encik) denir. Türkçede köpekler yaygın olarak kuçu nidasının tekrarlanmasıyla çağrılırlar. Bu nida, bazı Doğu ve Güneydoğu Avrupa dillerindeki köpek sözcükleriyle büyük benzerlik gösterir.
Köken ve tarihçe
Mısır firavunu II. Antef’in mezartaşındaki köpek kabartmaları (yak. MÖ 3. binyılın sonu). Antik Mısır’da köpekler kutsal sayılıyor, sadece kraliyet ailesinin safkan köpek edinmesine izin veriliyordu.

Yaklaşık 60 milyon yıl önce, Asya’da gelinciğe benzer küçük bir memeli yaşıyordu. Miacis olarak adlandırılan bu canlı, köpekgillerin (kurt, köpek, çakal ve tilki) ortak atasıdır. Yaklaşık 30-40 myö Miacis’ten ilk “gerçek köpek” (İng. true dog) olarak bilinen Cynodictis evrimleşti. Bu canlı orta büyüklükte, uzunluğu yüksekliğinden fazla, uzun kuyruklu ve fırça kürklü bir memeliydi. Sonraki bin yıl içerisinde Cynodictis, Afrika ve Avrasya dallarına ayrıldı. Avrasya dalını oluşturan Tomarctus; kurtların, köpeklerin ve tilkilerin atasıdır. Kurtların en az 16.300 yıl önce Çin’de etleri için beslenildiklerine dair genetik bulgular vardır.

İlk köpekler bundan 12-14 bin yıl önce günümüz Hindistan’ına denk gelen bölgede yaşayan küçük bir boz kurt dalından gelmişlerdir. Canis lupus pallipes olarak bilinen bu boz kurt türü sonradan Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’ya yayıldı. Bunun yanısıra günümüzdeki bazı Afrikalı köpek türlerinin atasının kurttan ziyade çakal olması ihtimali de vardır. Fosil kayıtlarına göre, Tunç Çağı başlamadan önce (yak. MÖ 4500) dünyada başlıca beş köpek ırkı vardı: mastifler, kurda benzeyen köpekler, görerek avlanan tazılar, av istikameti gösteren köpekler (Pointerler) ve çoban köpekleri.

Antik Mısır medeniyetinde (baş. yak. MÖ 3000) köpekler kutsal sayılıyorlardı. Sadece kraliyet ailesinin safkan köpek beslemesine izin veriliyordu. Köpekler, kendilerine tahsis edilmiş hizmetkarlar tarafından bakılıyor, mücevherlerle donatılmış tasma ve koşumlar giyiyorlardı. Soylular, ahirette kendilerini korumaları için en sevdikleri köpekleri ile birlikte gömülüyorlardı.
Genetik ve fiziksel özellikler
Melez bir çivava ve Danua. Aralarındaki cüsse ve görünüş farkına rağmen her iki ırk da evcilleştirilen kurtların soyundan gelirler.

Dünyadaki yüzlerce köpek ırkı çok çeşitli renk ve biçimlere sahiptir. Örneğin bir danua ile bir çivavanın aynı türden canlılar olduğuna inanmak gerçekten güçtür fakat bu iki köpek ırkı genetik yapı olarak birebir aynıdır ve aynı anatomik özelliklere sahiptirler. Tüm köpekler 39 çift (78 tane) kromozoma sahiptirler. Tıpkı insandaki 23 çift kromozom gibi köpeklerin de her bir kromozom çifti anneden ve babadan gelen birer kromozomdan oluşur. Kuyruksuz doğanlar hariç, köpeklerin vücudunda 319 kemik bulunur. Kas ve tendon yapıları insana benzemekle birlikte vücutlarının üst kısmı insandakinin aksine alt kısmı kadar güçlüdür. Vücut ağırlığı ön ve arka bacaklar üzerinde hemen hemen eşit olarak dağılır.

Köpekgiller memeli hayvanlardır. Dişilerin memelerinde bezeler vardır ve eniklerini emzirirler. Çoğu köpek ırkının genellikle 8 adet meme ucu bulunmakla birlikte bu rakam daha fazla veya daha az olabilir ve nadiren de olsa tek rakamlı meme ucu adedine sahip oldukları da görülür.

Tüm etçillerin diş yapısı birbirine benzer. Köpeklerin önce süt dişleri (28 adet), sonrasında kalıcı dişleri (42 adet) çıkar. Üstte ve altta ikişer tane bulunan sivri köpek dişleri diğer dişlerden daha uzundur. Köpeklerin dişleri tüm etçillerde olduğu gibi yüksek taçlı ve sivridir. Bu dişler et parçalamanın yanısıra silah olarak da kullanılırlar ve otçulların öğütmeye yarayan geniş dişlerinden farklıdırlar. Köpekler dişlerini genelde yiyecek öğütmek için kullanmazlar ve yiyeceklerini çiğnemeden yutarlar Eniklerin diş çıkarma süreci sancılı geçer. Diş etleri acır ve şişer; iştahlarını kaybedebilirler ve zaman zaman ishal olurlar.

Köpekler, ayılar gibi tüm ayağı üzerinde yürüyen ve ağırlığını topuğuna veren hayvanların aksine parmaklarının üzerinde yürürler. Vücutları büyük oranda kıllarla kaplıdır ve homeotermik (vücut ısısını ayarlayabilen) hayvanlardır. Yetişkin bir köpeğin normal vücut ısısı (rektumda) 38 – 39.2° C (100.5 – 102.5° F)’dir.

İlk köpek ırkları, günümüzdeki kuzey ırkları gibi dik kulaklı ve sivri burunluydular. Günümüzde çok çeşitli cüsse ve yapılarda köpek ırkları mevcuttur. Köpekler koşucu hayvanlardır. Çoğu ırkın kas yapısı, omuzları ve kalça kemikleri iyi birer koşucu olmaya uygundur. Örneğin Afgan tazısı taşlık arazide av peşinde koşmaya ve kısa mesafede dönmeye yeteneklidir. Alman kurdu koşarken uçuyormuş gibi görünür ancak ayaklarından en az biri sürekli yerdedir. Çok çabuk süratlenecek şekilde evrimleşmiş greyhoundın omurgası aşırı şekilde esnektir ve koşarken dört ayağı da yerden kesilir. Porsuk avında kullanılan dakhundun kısa bacakları porsuk deliklerine girip avını takip etmesine imkan verir.
Duyular
Alman çoban köpeği gibi bazı ırklar diğerlerine göre daha iyi koku alma yeteneğine sahiptirler.

Köpeklerin de insanlar gibi beş duyusu vardır. Bunlardan en gelişmiş olanı koku alma duyusudur. Irklar arasında farklılıklar olmakla birlikte tüm köpeklerin koklama duyusu gelişmiştir ve insanlardan çok daha iyi koku alırlar. Alman kurdu gibi bazı ırklar diğerlerine göre daha iyi koku alma yeteneğine sahiptirler ve özel bir eğitimle uyuşturucu bulma, kazazedeleri göçük altından çıkarma gibi işlerde kullanılabilirler. Pag gibi kısa burunlu ırkların koku alma duyusu nispeten daha az gelişmiştir. Köpeklerin tat alma duyusu ise insana nazaran daha az gelişmiştir.

Köpeklerin görme mekanizmaları koku alma mekanizmaları kadar gelişmemiştir. Genellikle karanlıkta insandan daha iyi görmekle beraber kuvvetli ışıkta insanlar kadar iyi göremezler. Köpeklerin renkleri algılaması, netlik ayarı ve mesafe tayini zayıftır. Gözleri yanlara daha yakın olduğu için insandan daha geniş bir görüş alanına sahiptirler. Afgan tazısı gibi uzun mesafeden av hayvanlarını seçmesi gereken ırkların ufki görüşleri diğer ırklardan daha iyidir. Köpeklerin gözlerinde üçüncü göz kapağı olarak bilinen bir zar vardır ve göz bebeklerini zararlı maddelerden korur.
Yaşam beklentisi
29 yıl 5 ay yaşamış olan bir Avustralya sığır çobanı köpeği; bilinen, kayıtlı en uzun yaşamış köpektir.

Köpeklerin ömrü ırktan ırka değişir. 20. yy.da köpeklerin beslenmeleri ve veterinerlikteki ilerlemeler sayesinde ortalama köpek ömrü önemli oranda uzamıştır. Avrupa ve Amerika’daki köpeklerin ortalama yaşam beklentisi 12,8 yıldır. Genellikle küçük ırklar büyük ırklardan daha uzun yaşarlar. Örneğin buldoğun ortalama ömrü 6,7 yılken, minyatür kanişinki 14,8 yıldır.Köpeklerin ömrü; kalıtsal özelliklerinin yanısıra bakım, beslenme, egzersiz, stres ve işe bağlı yıpranma oranına bağlıdır. Guinness’e göre en fazla yaşamış olan kayıtlı köpek, 1910’da doğan ve 29 yıl 5 ay yaşayan bir Avustralya sığır çobanı köpeğidir.
Üreme
Annelerini emen Dalmaçyalı enikler. Basenji hariç tüm köpek ırkları senede 2 kez yavrular ve Dalmaçyalı gibi iri ırklar bir batında 10-12 enik doğurabilirler.

Köpeklerin cinsel olgunluğa ulaşması 6-12 ay, sosyal olgunluğa ulaşması ise 2 yıl alır. Küçük ırklar büyük ırklara nazaran daha erken cinsel olgunluğua ulaşırlar. Büyük ırkların kancıkları genellikle 8-9 aylıkken ilk kez kızışırlar. Kancıklar ilk periyodlarını 6-18 ay arasında görürler ve sonrasında bu süreç yaklaşık senede iki defa gerçekleşir. İstisnai olarak sadece Afrikalı basenji ırkı senede bir periyod görüp bir kez yavrular.

Erkek köpekler yaklaşık olarak 6. ayda cinsel olgunluğa erişirler ve bundan sonra sürekli çiftleşebilirler. Büyük ırkların cinsel olgunluğa erişmesi biraz daha uzun sürebilir. Erkek köpekler kancıkların östrus esnasında bıraktığı yumurtalardan çok daha fazla sperm üretirler ve yaşlanana kadar her fırsatta çiftleşmeye çalışırlar. Yorkshire teriyeri gibi küçük köpekler bir batında 2-3 enik doğururlar. Büyük ırklar bir batında 10-12 enik doğurabilirler. Bir batında en fazla eniğe sahip olan köpek, İngiltere’de 2004 yılında 24 enik doğuran bir Napoli mastifidir.

Köpeklerin yumurtaları yaklaşık 48 saat boyunca döllenebilir durumda kalırlar. Spermler, kancığın üreme organlarında birkaç gün yaşayabilirler. Gebelik 63 gün sürer. Döllenmeden 25 gün sonra veterinerler köpeklerin hamile olup olmadığını karın bölgesini muayene ederek anlayabilirler. Bu dönemde ultrason da sağlıklı sonuç verebilir. Döllenmeden yaklaşık 40 gün sonra çekilen röntgen filmleri ile de gebelik tespit edilebilir. Çoğu köpek normal doğum yapar. Ancak bazı süs köpekleri ile gövdesine oranla büyük kafalı köpeklerin canlı enik doğurabilmeleri için sezeryanla doğum yapmaları gerekebilir.[1]

Kancığın kızışma periyodu 18-21 gün sürer. Bu sürecin ilk aşaması olan proöstrus vulvanın hafifçe şişmesi ve kanlı boşaltım ile başlar. Proöstrus normalde 9 gün sürer ancak 2-3 gün sürdüğü durumlar da olur. Bu dönemde kancık, erkekleri cezbetmesine rağmen çiftleşmeye çalışanları reddeder. İkinci aşama olan östrusta kanlı atık miktarı azalır ve rengi pembeleşir. Vulva genişler, yumuşar ve bu aşamada dişi çiftleşmeye hazırdır. Bu aşama normalde 3-4 gün sürer ama 11 güne kadar uzadığı da olur. Kancık, döllenmenin gerçekleşebileceği süreç bittikten sonra 1-2 gün daha erkekleri kabul edebilir. Döllenmenin en ideal dönemde gerçekleşmesini sağlamak için veterinerler östrus döngüsü boyunca vajinadan kan ve doku örnekleri alıp test edebilirler.[1]

Östrus bittiğinde (yak. 14. gün) periyodun son aşaması yani diöstrus başlar. Kanlı atığın rengi koyulaşır, vulva normal cüssesine döner ve dişi erkekleri reddeder. Kanama ve şişme tamamen kaybolduğunda kızışma döngüsü tamamlanmış olur. Diöstrus, eğer dişi hamile kalmadıysa 60-90 gün, hamile kaldıysa doğuma kadar sürer. Periyod bittikten veya doğum yaptıktan itibaren bir sonraki kızışma dönemine kadar geçen zaman aralığına anöstrus denir.[1]

Kancığın ilk 2-3 kızışmasını geçirdikten sonraki dönem köpekler için en iyi üreme zamanı olarak kabul edilir. Beş yaşından önce döllenen kancıklar daha az sorunlu bir gebelik ve doğum geçirirler. Yaş ilerledikçe batın sayısı azalır. 7 yaşından sonra kancıklar genellikle küçük batınlara sahip olurlar ve doğum esnasında sorun yaşayabilirler. Uzmanlar bu yaştan sonra kancıkların çiftleştirilmemeleri gerektiğini düşünmektedirler. Erkek köpekler yaşlandıkça spermlerinin miktarı ve hareketliliği azalır.[1]
Davranışlar [değiştir]

Köpekler sosyal canlılardır. Bu nedenle insanlarla ya da diğer köpeklerle birlikte yaşamayı yanlız yaşamaya tercih ederler. Uzmanlara göre köpek, atası kurt gibi bir sürü hayvanıdır. Binlerce yıldır insanların seçici çiftleştirmesi sonucu insanlarla birlikte yaşamaya alışmış oldukları halde, 1950 ve 60’larda yapılan bazı seminal çalışmalara göre küçük yaştan itibaren insanlarla teması kesilen köpekler, köpeklerle bir arada olmayı insanlarla bir arada olmaya tercih ederler.[1]
Bölge işaretleme [değiştir]

Köpekler de kurtlar gibi hakimiyet bölgesi bilincine sahip hayvanlardır. Kurtlar, yabani ve avcı hayvanlar oldukları için çok büyük bölgelerde hakimiyet iddia edebilirler. Köpeklerin hakimiyet alanı ise genellikle sahibinin yaşadığı çevre ile sınırlıdır. Erkek köpekler, yere, duvarlara, ağaçlara sürünerek ve idrar bırakarak bölgelerini kokularıyla işaretlerler. Tarafsız bölgede karşılaşan yabancı köpekler birbirlerini; koklaşarak, sürünerek, kuyruk sallayarak ve kendilerine has bir poz vererek selamlarlar. Bununla birlikte dişiler yavrularını korumak için tarafsız bölgede de diğer köpeklere saldırabilirler.[1] Erkek köpekler genellikle arka bacaklarından birini kaldırarak, kancıklar ise çömelerek idrarlarını yaparlar.
Çıkardıkları sesler [değiştir]
Mavi gözlü bir Haski (Sibirya kurdu). Haski gibi kuzeyli köpekler havlamaktan ziyade ulurlar.

Köpekler iletişim kurmakta kullandıkları oldukça geniş bir havlama, hırlama ve uluma repertuarına sahiptirler. Birçok köpek sahibi, köpeğinin neşeli, üzgün, aç, korkmuş, incinmiş, sıkılmış vs. olup olmadığını çıkardığı seslerden anlayabilir. Eniklerin bağımsız bireyler olmaya başladıklarının göstergesi batındaki diğer eniklerle oynarken havlamaya başlamalarıdır. Köpekler korktuklarında ve köşeye sıkıştırıldıklarında hırlarlar. Bazı ırklar, özellikle tazılar, av peşinde iken uluyacak şekilde yapay seçilime uğramışlardır. Sibirya kurdu (haski) gibi bazı kuzey ırkları havlamaktan ziyade ulurlar.[1]
Davranış gelişimi [değiştir]

Enikler kör, sağır ve tamamen anneye bağımlı olarak doğarlar. Anne içgüdüsel olarak eniklerini emzirir ve korur. Çoğu zaman, en güvendiği kişi hariç kimseyi eniklere yaklaştırmaz. 10-14 gün sonra eniklerin gözleri ve kulakları açılır. Enikler sepetlerini ve kardeşlerini keşfederler ve alıştıkları bu ortamdan alınmaktan hiç hoşlanmazlar. 20 gün süren bu süreç köpek gelişimindeki en kritik 4 aşamadan ilkidir. Anne bu dönemde kısa süreli olarak yavruları yalnız bırakmaya başlar.[1]

3. haftadan itibaren enikleriden meraklı olanları sepetin dışındaki dünyayı keşfetmeye başlarlar. Bu dönemde insanlarla iletişim kurmaları eğer ileride evcil köpek olacaklarsa çok önemlidir. Bu dönemde insanlarla bağ kurmayan köpekler hiçbir zaman tam bir evcil köpek ve ev arkadaşı olamazlar ve eğitilmeleri de çok zor olur. Ancak 3-7 hafta arasında enikler anneleri ve kardeşleri ile iletişime de devam etmelidirler. Bu dönemde anne eniklerini kendi yediklerini çıkartarak beslemeye başlar, her istediklerinde emzirmez ve yavaş yavaş sütten keser. 4. haftadan itibaren eniklere haşlanmış et gibi yumuşak yiyecekler verilebilir. 6. haftadan itibaren enikler sosyalleşmeye ve kendileriyle ilgilenildiğinde yanıt vermeye başlarlar.[1]

Köpeklerin gelişimindeki 3. kritik aşama 7 ila 12. haftalar arasıdır. Uzmanlar bu dönemin insan-köpek bağı kurulması açısından en verimli dönem olduğunu düşünmektedirler. Bu dönemde eniğin doğuştan sahip olduğu, batında anne ve kardeşleri ile geçirdiği dönemde gelişimi açısından çok önemli bir rol oynayan sürü içgüdüsü, hayvanlardan insanlara yöneltilebilir. Sahibi sürünün liderinin kendisi olduğunu köpeğe öğretebilir. Köpek basit komutları fazla tekrara gerek bırakmadan kolayca öğrenebilir.[1]

4. ve son kritik aşama 12-16. haftalardır. Enik annesinden bağımsızlığını ilan eder ve alışık olmadığı ortamlara gitmek konusunda cesur davranır. Eniklerin fiziksel ve zihinsel olarak hızla geliştiği bu dönemde köpek eğitimine başlanabilir[1] Kalıcı dişleri çıkmaya başladığı için ve zaman zaman bu nedenle canları yandığı için eniklerin dikkatleri kolayca dağılabilir. Diş çıkarmaya yardımcı oyuncaklar verilmezse, enik mobilyaları ve etrafındaki diğer sert cisimleri çiğneyecektir. Bu dönemde bazı enikler komutları dinlemeye ve eğitilmeye isteksiz davranabilirler.[1]

Köpeklerin kişilik gelişimi olgunluğa ulaşana kadar devam eder. Köpekler de insanlar gibi duygusal olgunluğa ulaşmadan önce cinsel olgunluğa ulaşırlar. Kurtlarda ise cinsel gelişim ve kişilik gelişimi daha uyumlu bir şekilde tamamlanır. 7-8 aylıkken köpekler anksiyeteden muzdarip olurlar. Özgüven eksikliği ve yabancılardan korkma belirtileri gösterirler. Eğer problem kalıtımsal değilse, belirtiler birkaç ay içinde kaybolur. Eğer kalıtımsal bir sorun varsa, rahatsızlık kalıcı olmasının yanısıra zamanla şiddetlenebilir.[1]
Irka bağlı davranışlar [değiştir]
Ördek gütmeyi öğrenen 9 haftalık bir Border Collie çoban köpeği. Border collie en zeki köpek ırklarından biri olarak kabul edilir.[12][13]

Belirli özelliklerin nesiller boyu yapay seçilimi sonucu, farklı köpek ırklarında değişik davranış biçimleri gelişmiştir. Kaba bir sınıflamayla, örneğin av köpekleri maceracı olurlar ve kokuları takip ederek sahiplerinden uzaklaşırlar. Bununla birlikte çağırıldıklarında çok çevik bir şekilde karşılık verirler. Tazılar ise daha soğuk ve bağımsız olurlar. Kendi başlarına bölgelerini gözlerler ve herhangi bir hareket ya da koku farkettiklerinde kontrol etmeye giderler. İnsanlarla bir arada olmaya kuşçu köpekler kadar düşkün değillerdir.

İşçi ve çoban köpekleri iş yapmaya odaklı davranışlar sergilerler. Örneğin Collie cinsi çoban köpekleri içgüdüsel olarak çocukları, ördekleri ve hatta birbirlerini gütmeye eğilimlidirler. Bekçi köpekleri küçük yaşlardan itibaren bölgelerini korumaya başlarlar. Collie ve Akitalar aşırı sadakatlarıyla ünlüdürler. Teriyerler kemirgenleri yakalamak için üretilmişlerdir. Bu nedenle çok hareketli ve tezcanlı köpeklerdir. Newfoundlandler hayat kurtarma içgüdüleri ile meşhurdurlar. Köpeklerin ırkı ayrıca yeni bir çevreye veya yeni bir sahibe nasıl tepki vereceklerini de belirler. Melez ırkların, safkan atalarından farklı kendilerine has özellikleri olduğu da görülür.
Irklar
Daha çok bilgi için: Köpek ırkları listesi
Anadolu çoban köpeği AKC’ye göre işçi köpek, TKC’ye göre çoban köpeği ve FCI’ya göre 2. grupta bölüm 2.2’dedir (molossus/dağ köpeği )Kangal, Akbaş ve Anadolu çoban köpeğinin ayrı ırklar olup olmadığı mevzuu tartışmalıdır ve Türkiye’deki otoritelerce Kangal’ın dünyada safkan bir ırk olarak tanınması için çalışmalar yapılmaktadır.

Üç nesil boyunca safkan ataları olan köpekler safkan kabul edilirler. Dünyada yaklaşık 400 safkan köpek ırkı vardır. Dünyada safkan köpek ırklarının standartlarını belirleyen ve bu ırkların mensuplarını kaydeden birçok köpek kulübü vardır. İngiltere’de 1844 tarihinde basılan The Foxhound Kennel Stud Book (Tilki Tazısı Damızlık Kitabı) dünyadaki en eski köpek kayıtlarındandır. American Kennel Club (AKC) kurulduğu 1884 yılından beri 36 milyon köpeği kayıt altına almıştır. Bu rakama her sene yaklaşık olarak 1,25 milyon köpek eklenmektedir.

Farklı ülkelerin köpek kulüpleri, ırkları değişik şekillerde gruplar ve adlandırırlar. Örneğin AKC köpekleri 8 gruba[19] ayırırken, merkezi İngiltere’de olan The Kennel Club (TKC) 7 gruba,[20] merkezi Belçika’da bulunan Dünya Köpek Federasyonu (FCI) 10 gruba ayırır.[15] Dünyada köpek kulüpleri tarafından genel olarak kabul edilen başlıca köpek grupları: av köpekleri, tazılar, teriyerler, işçi köpekler, çoban köpekleri ve süs köpekleridir.
Av köpekleri

Av köpekleri ya da avcı köpekleri (İngilizce: hunting dogs, sporting dogs veya gundogs), çok iyi koku alan ve çoğunlukla kuş avı esnasında avcılara istikamet göstererek, kuşları ürküterek ya da bulup getirerek yardımcı olan ırkların dahil edildiği bir köpek grubudur. Sport sözcüğü eskiden İngilizcede özellikle elit sınıflar tarafından eğlence amaçlı avlanmak anlamında kullanılırdı.

Bu gruba örnek olarak pointerler, retrieverler, setterler, spanyeller ile vizsla ve Weimaraner gibi bazı diğer ırklar verilebilir. Av köpekleri canlı ve hareketli hayvanlardır, bu nedenle ev köpeği olarak beslenildiklerinde sık ve yorucu egzersizlere gereksinim duyarlar.
Kuş avında yararlanılan av köpekleri için zaman zaman kuş köpeği tabiri de kullanılır.Ceylan gibi iri hayvanların avlanmasında yararlanılan tazılar ya da fare gibi kemirgenlerin ve tilkilerin avlanmasında kullanılan teriyerler çok çeşitli olduklarından av köpeği kategorisine dahil edilmezler ve ayrı kategorilerde değerlendirilirler.

Avlanmak anlamındaki sporting kelimesi zaman zaman Türkçeye hatalı olarak sportif şeklinde çevrilir ve av köpekleri “sportif köpekler” olarak adlandırılır.
Tazılar
Tazı grubunun en çok bilinen üyesi, İngiliz tazısı greyhound yaşayan en hızlı köpektir ve 72 km/sa sürate ulaşabilir.

Tazılar da aslında avcı köpekleridir ancak çok çeşitli olmaları nedeniyle ayrı bir grup altında toplanmışlardır. Tazılar, koku ile iz sürenler (scent hounds) ve görerek iz sürenler (sight hounds) olmak üzere ikiye ayrılırlar. Yere yakın dakhunddan (porsuk tazısı), çok hızlı İngiliz tazısı greyhounda kadar çok değişik cüsse, görünüm ve özelliklerde tazılar vardır. Afgan tazıları ve Salukiler (Gazal tazısı), kayalık arazilerde ceylan takip etmekte kullanılırlar. Beagle, base, harrier, foxhound ve coonhound gibi tazı ırkları sürüler halinde avlanırken, Afgan tazısı, Saluki, borzois, firavun tazısı gibi ırklar yalnız avlanırlar. Bazı diğer tazı ırkları Petit Basset Griffon Vendéen, samur tazısı, aslan avında kullanılan Rhodesian ridgeback ve iz sürme yeteneği ile meşhur bloodhounddur. Ayrıca İrlanda kurt köpeği, İskoç deerhound, basenji, whippet, ve Norveç elkhound da tazı grubundadır. Kanada’da dreverler, İngiltere’de de Grand Basset Griffon Vendéenler tazı kabul edilirler.
Teriyerler

Bull teriyer, cüssesine oranla dünyanın en güçlü köpeklerinden biridir.

Teriyerler birbirlerine akrabalık ve davranış açısından diğer tüm köpek gruplarından daha yakındırlar. Büyük ve küçük cüsselerde çok çeşitli teriyer ırkları vardır. Teriyerler ahırları zararlı hayvanlardan, özellikle tünel kazan kemirgenlerden arındırmak için üretilmişlerdir. Birçok teriyer türünün ortaya çıktığı İngiltere’de teriyerler sıçan avında kullanılarak düşük tabakadan insanların avlanma zevklerini tatmin etmelerinde kullanılıyordu. Üst tabakalar teriyerleri tilki avında da kullanıyorlardı. Ayrıca yere kazılan büyükçe bir çukurda (İngilizce: pit) dövüştürülüyorlardı. Pit bull ırkı (birebir çeviri: çukur boğası) adını bu çukurdan alır. 1900’lü yıllarda köpek dövüşü birçok gelişmiş ülkede yasaklandı ve pit bulllar saldırgandan ziyade uysal karakterli olacak şekilde yetiştirilmeye başlandılar.

Teriyerler tünel kazabilirler ve avlarını takip ederken onların tünellerine girebilirler. Kürkleri bir zırh gibi korunma sağlayacak şekilde kabadır ve az bakım gerektirir. Avlarını kovalayan ya da bulup getiren tazılar ve av köpeklerinin aksine teriyerlerin avlarını öldürmeleri de gerekir, bu nedenle teriyerler cüsselerinden hiç beklenilmeyecek şekilde çabuk parlayan, sürekli kavga etmeye hazır köpeklerdir. Teriyerler genellikle yağsız vücutlu, köşeli çeneli ve derin gözlüdür. Tünel kazıcılar genelde kısa bacaklı, yüzeyde avlananlar köşeli vücutludur. Tüm teriyerler hareketli ve gürültülü köpeklerdir.

Küçük teriyerler genellikle at sırtında taşınır, tilki avından önce yere konurlardı. Bunların çoğu üretildikleri yerlerin ve kullanıldıkları ortamların isimleriyle bilinirler: Avustralya, Bedlington, border (sınır), cairn (taş anıt), Dandie Dinmont, Lakeland, Manchester, minyatür schnauzer, Norwich, Norfolk, İskoç, Sealyham, Skye, İrlanda Glen of Imaal, Galler ve Batı Highland beyaz teriyeri vb. gibi. İri teriyer türleri arasında Airedale, İrlanda, Kerry Blue ve yumuşak kürklü Wheaten sayılabilir. Airedale teriyeri en iri teriyer ırkıdır.
İşçi köpekler

A
Günümüzde Japon Akita’lar polis ve bekçi köpeği olarak kullanılırlar.
İşçi köpekler, iş köpekleri veya çalışan köpekler, başlıca köpek kulüpleri tarafından tanınan bir köpek ırkı grubudur. TKC’de işçi köpekler (working dogs) grubu haricinde bir de faydalı köpekler (utility dogs) grubu vardır. Bu grubun bazı üyeleri AKC’ye göre işçi köpek grubundadır. FCI’da işçi köpeklerin çoğu grup 2’de (Pinscher and Schnauzer – Molossoid Breeds – Swiss Mountain and Cattle Dogs) değerlendirilir.

İşçi köpekler çok çeşitli ve zaman zaman ince detaylı işlerde insanlara yardımcı olmak üzere yetiştirilmiş köpeklerdir. Bekçilik, rehberlik, yakın koruma, yük çekme ve hayat kurtarma gibi işlerde kullanılırlar. Cüsseleri genelde orta boy ile büyük boy arasında değişir. Hemen hemen hepsi sağlam yapılı, kaslı köpeklerdir. İşçi köpekleri güçleri, dikkatleri, zekaları ve sadakatleri ile meşhurdurlar.

Bekçi veya yakın koruma olarak kullanılan ırklar arasında en çok bilinenleri Akita, boksör, bulmastif, Doberman pinscher, iri schnauzer, normal schnauzer, Danua, mastiff ve Rottweilerdır. Sürü bekçisi olarak kullanılan bazı türler Büyük Pirene, komondor ve kuvaszdır. İngiltere’de Pirene dağ köpeği ve diğer çoban köpekleri, Kanada’da da Eskimo köpekleri işçi köpek sayılırlar. Yük çekmede ve kazazede kurtarmada kullanılan bazı ırklar Alaska Malamute, Sibirya kurdu, Samoyed, Bern dağ köpeği, Portekiz su köpeği, Newfoundland ve Saint Bernarddır. İngiltere’de standart, minyatür ve süs kanişler de faydalı köpek kategorisinde sayılırlar.

Çoban köpekleri

Çoban köpekleri, sürülerin “idaresinde” kullanılan köpeklerdir. Bu yönleriyle sürüleri “koruyan” bekçi köpeklerinden ayrılırlar. Çoban köpekleri çevik hayvanlardır; çok çabuk süratlenebilirler ve kısa süreli olarak çok süratli koşabilirler. Her türlü arazide görev yapabilirler. Küçük ırkları dahi kaslı ve güçlüdür. Başları dik yürürler ve mağrur görünümlü hayvanlardır. Çoban köpekleri sahibinin el işaretleri ve ıslıkla verdiği komutları anlayarak sürüyü güdebilir, kaçan hayvanları sürüye katabilirler.

Sürüleri kontrol ederken havlamak, sürünün etrafında daire çizerek koşmak ve hayvanların topuklarını hafifçe ısırmak gibi yöntemler kullanırlar. Bazı çoban köpeği ırkları ise sadece sessizce ve dikkatle bakarak sürüleri kontrol ederler.

Çoban köpekleri eğitildiklerinde çok iyi yakın koruma köpeği olabilirler. Bu amaçla sıklıkla polis ve askeriye tarafından kullanılırlar. Çoban köpekleri zeki ve hareketli köpeklerdir. İnsanlarla en yakın ilişki kuran ırklar arasındadır. Çok iyi birer evcil köpek ya da yetenek yarışması köpeği olabilirler.

Süs köpekleri

Süs köpekleri ya da oyuncak köpekler, sadece insanlara arkadaşlık etmesi için yetiştirilmiş köpeklerdir. Geçmişte saray halkının yanlarında gezdirebilmesi için küçük, taşınabilir ve iyi huylu olacak şekilde üretilmişlerdir. Halen günümüzde de aristokrat çevrelerde tercih edilirler. Bazı süs köpeği ırklarının geçmişi tarih öncesi dönemlere dayanır. Pekinez ve Japon Chin köpeği geçmişte anavatanlarında kraliyet ailesine has köpeklerdi. Kraliyet ailesi dışında kimsenin sahip olmasına izin verilmiyordu. Bu ırklar özenle yetiştiriliyordu ve 20. yy.ın ortalarına kadar yurtdışına çıkarılmaları yasaktı. Avcı spanielinin bir alt ırkı olan İngiliz cavalier King Charles spaniel, geçmişte birçok İngiliz hanedanının favori köpeğiydi. Oyuncak kanişler de süs köpeği kategorisine dahildirler.

Minyatür pinscher, Doberman pinschera benzer ancak bu neşeli ve hareketli köpek, başka hiçbir ırkta görülmeyen kendine has bir yürüyüşe sahiptir. Minyatür pinscherın yürüyüşü, atların tırıs yürüyüşüne benzer. Süs köpeği grubunun diğer elemanları da kendilerine has görünüşlere ve karakterlere sahiptirler. Bu nedenle süs köpekleri, en çok farklı ırkı barındıran kategoridir. Tüysüz Çin köpeğinden aşırı tüylü Pekinezlere ve Şitsulara kadar çok çeşitli kürklere sahip süs köpekleri vardır. Süs köpekleri genellikle dikkatli ve enerji dolu hayvanlardır. Kemik yapıları güçlü, vücutları dengelidir. Bu nedenle genellikle zarif olarak tasvir edilirler. Süs köpekleri apartman dairelerinde ve küçük evlerde beslemek için de uygun köpeklerdir.

Diğer gruplar

Av köpeği olmayan köpekler (İngilizce: Non-sporting dogs) olarak adlandırılan kategoride genellikle diğer kategorilere uymayan tüm ırklar toplanır. Bu gruptaki köpekler oldukça tartışmalıdır. Örneğin İngiltere’de işçi köpek kabul edilen Dalmaçyalılar AKC’ye göre bu gruptadır. AKC’ye göre bichon frise, bulldog, standart ve minyatür kanişler, shar-pei, chow chow, Lhaso apso, Fin spitz, Keeshond, Fransız bulldogu, schipperke gibi pek çok ırk bu kategoridedir. Tibet spanieli ve Tibet teriyeri gerçek spaniel veya teriyer kabul edilmezler ve bu kategoriye dahil edilirler. Bu kategorideki çoğu köpek küçük veya orta cüssede, sağlam yapılı, genellikle köşeli vücutlu köpeklerdir. Yukarıda bahsi geçen ırkların önemli bir kısmı İngiltere’de diğer kategorilere dahil edilirler.

Köpek grupları

Av köpekleri · Çoban köpekleri · Faydalı köpekler · İşçi köpekler · Refakatçi ve süs köpekleri · Tazılar · Teriyerler

Evcil hayvan olarak köpekler

Günümüzde köpeklerin büyük bir bölümü -özellikle gelişmiş ülkelerde- ilk olarak üretildikleri amaçlarla değil, sadece ev arkadaşı olarak beslenirler. Süs köpekleri özellikle bu amaçla üretilmiş köpeklerdir ancak farklı köpek gruplarının özellikleri farklı kimselerin zevkine hitap edebilir. Köpek edinmek, bir insanın hayatında alacağı en önemli uzun süreli kararlardan biridir, zira köpekler bakımları, sağlıkları ve mutlulukları açısından tamamen sahiplerine bağımlıdırlar. Bu nedenle köpeğin, sahibinin yaşam kalitesini mi artıracağı, yoksa gündelik hayatında ayak bağımı olacağı önceden iyice analiz edilmelidir.

Köpeklerin evcil hayvan dükkanlarında (İngilizce: pet shop) satılması, birçok gelişmiş ülkede yasaklanmıştır. Köpekler köpek çiftliklerinden ya da köpek sahiplerinden alınabildikleri gibi, hayvan barınaklarındaki terkedilmiş ya da kurtarılmış köpekler de genellikle ücret ödemeden sahiplenilebilirler.

Köpek edinilirken sağlıklı olup olmadığını anlamak için şunlara dikkat edilebilir: Köpek dost canlısı olmalı, özellikle enikse meraklı olmalı ve kuyruk sallamalıdır. Çekingen ya da korkak olmamalıdır. Gözleri parlak olmalı, akıntı olmamalı, iç göz kapakları pembe olmalıdır. Kulakları temiz olmalı, kötü kokmamalıdır. Dişetleri pembe ve sert olmalıdır (doğal olarak siyah dişetli olan chow chow ve şar peyler hariç). Derisi sıcak ve kuru olmalıdır. Nemli, lekeli, kabuk bağlamış veya parazitli bir cilt, çeşitli iç ve dış hastalıkların habercisi olabilir. Kürkü temiz olmalı, kötü kokmamalıdır. Köpek sağlam yapılı ve normal kiloda olmalıdır. Bununla birlikte bazı hayvanseverler kasıtlı olarak travma geçirmiş ya da hastalıklı köpekleri kurtarıp bakımlarını üstlenirler.

Birçok safkan köpek ırkı, o ırka mahsus genetik problemlere sahiptir. Bu problemlerin kontrol altında tutulması ve etkilerinin en aza indirilmesi, yetiştiricilerin bilinçli ve bilgili olmasıyla mümkündür. Safkan köpek edinecek kimselerin o ırk ile ilgili kapsamlı bilgi sahibi olması ve yetiştiricilerden sorularına yanıt vermelerini beklemeleri gerekir.
Beslenme ve gelişim

Enikler sağlıklı bir şekilde gelişebilmek için iyi beslenmeye, sıcak bir ortama ve ilgiye ihtiyaç duyarlar. Sütten kesildikten sonra 6 aylık olana kadar günde 3-4 kez beslenmeleri gerekir. 6 aydan sonra olgunlaşana kadar günde iki kere, olgunlaştıktan sonra da günde bir kez beslenmeleri yeterlidir. Ancak özellikle büyük köpek sahipleri günde iki kez beslemeyi tercih ederler. Köpeğin yaşam stiline, ırkına ve cüssesine göre günlük yiyecek ihtiyacı tespit edilmeli, bu miktar aşılmamalıdır. Enikler yetişkin köpeklerin yaklaşık iki katı enerjiye ihtiyaç duyarlar ancak göbekli iseler bu fazla kilolu oldukları anlamına gelir. Eniklerde aşırı kilo iskelet rahatsızlıklarına neden olabildiği gibi, yetersiz beslenme de gelişimlerini ve enerji düzeylerini etkiler.

Kilolarını ve zindeliklerini muhafaza edebilmek için yetişkin köpeklerin daha aktif olan genç köpeklerden az yemeleri gerekir. Çalışan köpeklerin ev köpeklerinden daha fazla miktarda ve daha besleyici yiyecekler yemeleri gerekir. Kızak köpekleri gibi ağır işlerde çalışan köpeklerin yemeklerindeki yağ, protein ve karbonhidrat oranları farklıdır. Piyasadaki köpek yiyecekleri konserve (yaş), kuru ve nemli olmak üzere üçe ayrılır.

Eniklerin gelişiminde uykunun yeri de yemek kadar önemlidir. Eniklere dinlenebilecekleri rahat ve normal ısıda bir ortam sağlanmalıdır. Enikler genellikle yorgunluktan uyuyakalana kadar oyun oynarlar. Hem enikler hem de yetişkin köpekler günün büyük bir bölümünü uyuyarak geçirirler.

Tüm köpek ırkları farklı uzunluklarda günlük egzersize ihtiyaç duyarlar. Eniklerin serbestçe gezip oynamalarına izin verilmelidir. Biraz büyüdüklerinde düzenli olarak geziye çıkarılmaları gerekir. Köpeklerdeki kuyruk kovalama, eşyaları çiğneme, aşırı havlama ve inleme gibi davranış bozuklukların kökeninde genellikle uzun süre bir yerde kapalı tutulma yatar. Köpek edinecek kimselerin ilk düşünmeleri gereken şey, köpeklerini yeterince egzersiz yaptıracak yer ve zamanları olup olmadığıdır. Köpeklerin bir alanda başıboş bırakılmaları uzmanlarca egzersiz olarak kabul edilmez.
Eğitim

Köpeklerin kolay eğitilmesi, eniklikten itibaren sahipleriyle aralarında güçlü bir bağ kurulmasına bağlıdır. Bu nedenle eniklerin küçük yaştan itibaren düzenli bir ev hayatı olması gerekir. Enikler izleyerek öğrenirler ancak dahil oldukları ırklar belirli davranışları göstermelerindeki temel etkendir. Örneğin bir bekçi köpeğinin, aldığı bir kokuyu ya da bir kelebeği kovalayarak uzaklaşması ihtimali av köpeklerinden daha azdır. Bununla birlikte bekçi köpeklerine kimin istenmediğinin öğretilmesi gerekir. Retriever gibi av köpekleri ise genelde herkes ile kolayca dost olurlar. Bu nedenle köpek edinmeden önce hangi ırkların ne amaçla üretildiğini öğrenmekte fayda vardır.

Köpeklerin eğitimi ile ilgili birçok teori vardır ama bazı genel kurallar tüm metodlar için gereklidir: Öncelikle köpek kendisinden ne istendiğini tam olarak anlamalıdır. Beklenen davranışları sergilediğinde ödüllendirilmelidir. Yanlış davranış sergilediğinde cezalandırılacaksa ceza hemen uygulanmalı ve suçun büyüklüğü ile orantılı olmalıdır. Köpekler suç ile ceza arasında zaman aralığı varsa, neden cezalandırıldıklarını anlamazlar. Tutarlı ve sevecen davranmak, iyi bir köpek eğitiminde anahtardır. Köpekler genellikle sahiplerinin otoritesini (sürü liderliğini) kolayca kabul ederler ancak bazen -özellikle erkek köpeklerde- sorun yaşanabilir. Bu sorunun köpek henüz küçükken engellenmesi önemlidir.

Köpeklere, özellikle evde beslenileceklerse, küçük yaştan itibaren tuvalet eğitimi verilmesi gerekir. Sahibi hayatını bir süreliğine eniğin tuvalet ihtiyacına göre düzenlemelidir. Enikler uyanır uyanmaz çiş yaparlar, bu nedenle eniğin uyanma zamanı tespit edilip her sabah uyandığında dışarı çıkarılması gerekir. Köpekten köpeğe değişmekle birlikte, enikler genelde yemek yedikten yaklaşık 15 dakika sonra küçük, yarım saat sonra büyük tuvaletlerini yapmak isterler. Bu nedenle eniğin yemek saatleri düzenli tutulmalı; çok susamasını engellemek için aşırı tuzlu ve midesini bozmaması için çok çeşitli yiyecekler vermekten kaçınılmalıdır. Eniklerin sidik torbası kontrolü oldukça zayıftır; bu nedenle gün içerisinde her 1-2 saatte bir ve her heyecanlandıklarında dışarı çıkarılmaları gerekir. Eğitim esnasında sahibi, tuvaletini yaparken eniğin başında beklemeli, doğru yerde yaptığında ödüllendirmelidir. Kazara evde tuvaletini yapan köpeğin cezalandırılması; köpeğin tuvalet ile cezayı ilişkilendirmesine, sahibinin yanındayken -dışarıda dahi olsa- tuvaletini yapmaktan korkmasına neden olabilir.
Kötü muamele

Köpekler tarih boyunca avcı içgüdüleri, sadakatleri ve koruma içgüdüleri suistimal edilerek; gerek birbirleri ile, gerekse ayı, boğa ve hatta aslan[41] gibi diğer hayvanlarla eğlence ve bahis amaçlı olarak, genellikle ölümüne dövüştürülmüşlerdir. Günümüzde evrensel hayvan hakları sözleşmeleri gereği köpek dövüşü gibi vahşi uygulamalar, diğer tüm kan sporları ile birlikte, birçok ülkede kanunen yasaktır. Bunun haricinde köpeklere kötü muamele veya zulüm etmek de birçok gelişmiş ülkede kanunen suçtur ve cezai yaptırımla karşılaşılabilir.
Sağlık

Köpekler, doğdukları andan itibaren sürekli bakım gerektirirler. Dengeli beslenmenin yanısıra düzenli olarak tımarlanmaları gerekir. Kulak temizliği, kürk bakımı ve tırnakların kesilmesi gibi haftada bir gerçekleştirilmesi gereken eylemler, köpeğin herhangi bir sağlık sorunun olup olmadığı konusunda sahibine ipuçları verirler. Uzun kıllı bazı ırkların kürklerinin hemen hemen her gün taranması gerekir. Tarama; ölü kılların düşmesi, dolaşıkların açılması ve derinin hava almasını sağladığı için cilt rahatsızlıklarının önüne geçilmesinde yardımcı olur.
Aşılar ve diğer koruyucu yöntemler

Enikler 6. haftadan itibaren çeşitli viral hastalıklara karşı aşılanmalıdır. 3 hafta arayla enikler distemper (köpek hastalığı), hepatit, parainfluenza, leptospirosis (weil hastalığı) ve parvovirüse karşı aşılanırlar. 3 aylık olduklarında kuduz aşısı yapılır. Daha sonra kuduz aşısı her 2-3 yılda bir, diğerleri her yıl takviye dozajıyla (booster) yinelenirler. Köpeklerin düzenli olarak veterinere kontrole götürülmeleri gerekir. Özellikle kalp kurdunun yaygın olduğu ülkelerde köpekler her yıl kontrol edilmeli, hayatları boyunca düzenli olarak bu paraziti önleyici ilaç kullanmalıdırlar.

Pire ve keneler köpeklerde aşırı kaşıntıya ve çeşitli hastalıklara neden olurlar. Pire ve kene önleyici ilaçlar, düzenli banyo ve tımar ile bu sorun engellenebilir. Kutuplarda pire ve kene sorunu ile genelde karşılaşılmaz. Dünyanın bazı bölgelerinde de sadece belirli mevsimlerde karşılaşılır.
Rahatsızlıklar
Kısa kürklü bir dakhund. Dakhund gibi yere yakın ve uzun ırklarda omurga rahatsızlıklarına sık rastlanır.

Köpeklerde, özellikle eniklerde, parazitlerden kaynaklanan hastalıklara sık rastlanır. Bağırsak parazitleri; halsizlik, kan kaybı ve buna bağlı anemi, sağlıksız kürk, deri ve hatta ölümlere neden olabilirler. Bu parazitlerin bir çoğu toprakta bulunurlar ve köpeğin vücüduna sindirim sistemi ya da deri yoluyla girerler. Dışkı ve kan testleri ile hangi tür parazit olduğu tespit edilebilir. Enikler 3 ayda bir, yetişkin köpekler yılda bir parazit kontrolünden geçirilmelidirler.

İnsanlardaki hastalıkların birçoğuna köpeklerde de rastlanır. Kanser, solunum rahatsızlıkları, alerjiler, kireçlenme, kalp rahatsızlıkları gibi pek çok hastalık köpeklerde görülebilir. Sadece belirli ırklarda görülen ya da bazı ırklarda daha sık görülen rahatsızlıklar da vardır. Örneğin GDV (gastric dilatation volvulus), İrlanda setteri, Saint Bernard, Danua gibi iri ırklarda daha sık görülür. GDV, abdominal bölgede karnın burkulması sonucu kan akışının kesilmesi ve karnın gaz ile dolması durumudur. GDV acil bir durumdur ve ilk belirtilerde müdahale edilmesi gerekir. Bu belirtilerden en sık görülenleri huysuzluk ve kıpırdanma, kusamama, dışkı çıkaramama, karnın şişmesi ve kaburganın genişlemesidir.

İri ırklarda kalça eklemlerinin düzgün gelişmemesi sorununa da daha sık rastlanır. Displazi denen bu rahatsızlığın poligenetik (çoklu nedenli) olduğu düşünülür. Displazi progresif bir hastalıktır ve kalça kemiklerindeki şekil bozuklukları zamanla eklem bozulmalarına, acıya ve sakatlıklara neden olur. Bazı ırklarda dirsek displazisi gibi daha farklı kemik ve eklem rahatsızlıkları görülür. Dakhund gibi yere yakın ve beli uzun ırklarda omurga rahatsızlıklarına sık rastlanır.

Köpeklerde yüksek kolesterol ya da ölümcül dolaşım sistemi rahatsızlıkları görülmez ancak kalp kası veya kapakçığı sorunlarına zaman zaman rastlanır. Bazı ırklar kalp rahatsızlıklarına daha fazla eğilimlidir. Köpeklerde ayrıca kalp kurdu ile kalp ve damar sağlığını etkileyen bazı diğer parazitler de görülebilir.

Köpeklerde kanser riski ve kanser tedavisi insanlardaki ile hemen hemen aynıdır. Köpeklerde en çok osteosarkom, meme ve lenfoid kanseri görülür. İnsanlardaki kanser türlerine de çare bulunabilmesi amacıyla, köpeklerde kanser tedavisi ile ilgili yapılan araştırmalar günümüzde çok ilerlemiştir.
6 aylık bir pag. Pag gibi iri ve çıkık gözlü ırklarda göz tahrişi ve kornea yırtılmasına daha sık rastlanır.

Göz hastalıklarının çoğu kalıtımsaldır ve köpeklerde katarakt, glokom ve retinal hastalıklara rastlanabilir. Bu hastalıklar zamanla körlüğe neden olabilirler. Köpeklerdeki göz hastalıklarının tedavisi insanlardaki kadar başarılı değildir ancak köpekler alıştıkları ortamlarda yaşadıkları sürece görme kaybına -gelişmiş koku alma duyularının da yardımıyla- çok iyi adapte olabilirler. Yine de trafik, yükseklik gibi çevresel tehlikelerden korunmaları gerekir. Köpeklerdeki kalıtımsal görme bozuklukları genellikle 5-6 yaşına kadar ortaya çıkmadığı için ortadan kaldırılmaları henüz mümkün olmamıştır ancak bu alandaki genetik çalışmalarda 1970’li yıllardan beri büyük gelişmeler kaydedilmiştir.

Pag ve Pekinez gibi çıkık gözlü ırklarda, göz tahrişi ve kornea yırtılmasına daha sık rastlanır. Bu rahatsızlıklar zamanında ve gerektiği gibi tedavi edilmezlerse gözlerde ciddi hasara neden olurlar.

Base tazısı gibi sarkık kulaklı ırklarda kulak kanalı sorunlarına sık rastlanır. Kulaklar havasız kaldığı iç biriken nem mantar enfeksiyonlarına neden olur. Kulak akarı gibi parazitler kulak kanalında çoğalarak koyu ve kötü kokulu bir eksüdaya neden olurlar. Köpek, kulaklarını kaşımaya, yere veya mobilyalara sürtmeye çalışır. Eğer tedavi uygulanmazsa ülsere çevirebilir. Kulak kanalı ülseri köpeğe çok acı verir ve tedavisi zordur.
Köpekler ve diğer kanidler
Daha çok bilgi için: Canidae
Sol üstten başlayarak saat yönünde: kutup tilkisi, kızıl tilki, kır kurdu ve bozkurt.

Köpekler, Canidae (köpekgiller) familyasına mensup hayvanlardır ve bu familyadaki kurt, çakal, kır kurdu, tilki, dingo, yaban köpeği gibi diğer kanidlerle genetik anlamda büyük benzerlik gösterirler. Köpekler kurtlarla, yaban köpekleri de kır kurtları ile gönüllü olarak çiftleşirler. Köpek-kurt kırmaları doğurgandır.

Modern köpekler kurttan (Canis lupus) evrimleşmişlerdir ve kurdun bir alt türü (C. lupus familiaris) olarak sınıflandırılırlar. Canis lupus türünün, dünyanın her tarafına yayılmış köpek dahil 30’dan fazla alt türü vardır. Bunlardan birkaçının soyu tükenmiştir.

Kurt ile köpek arasındaki en dikkat çekici davranışsal benzerlikler: oyuna düşkünlük, hakimiyet kurma ve itaat etme, koku ile bölge işaretleme ve dişilerin yavrularına bakma içgüdüleridir. Kurtların tabiatı ve davranışları; kır kurtları ve tilkilerden çok köpeklerle benzerlik gösterir. Kurtlar diğer vahşi kanidlerden çok daha sosyal hayvanlardır ve bu durum insanlarla temas kurmalarına imkan vermiştir. Kurt ve köpeğin genetik kompozisyonlarının büyük oranda aynı olmasına ve çiftleşebilmelerine rağmen, gelişim açısından aralarında farklılıklar vardır. Kurtlar köpeklerden daha geç olgunlaşırlar ve 2-3 yaşlarındayken aynı anda hem cinsel hem de sosyal olgunluğa erişirler. Erkek kurtlar sürü liderlerine tamamen olgunlaşana kadar meydan okumazlar. Dişi kurtlar köpeklerden farklı olarak senede bir kez yavrularlar.
vikipedi